IS RELEVANT in Turkish translation

[iz 'reləvənt]
[iz 'reləvənt]
ilgili
have
relevant
all about
about your
regarding
related
concerning
involving
interested
pertaining
alakalı olduğunu
önemli mi
konuyla ilgili olduğunu
uygun
appropriate
fit
suitable
proper
right
good
convenient
available
perfect
eligible

Examples of using Is relevant in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Of course martial arts training is relevant. What do you mean?
Elbette dövüş sanatları eğitiminin ilgisi var. Nasıl yani?
I can't see that the owner of the company is relevant.
Şirketin sahibinin konu ile ne alakası olduğunu göremiyorum.
This experiment is relevant?
Bu deney gerekli mi?
We're talking paralysis. There's a good chance the spine is relevant.
Büyük olasılıkla omurilikle alakalı. Felçten bahsediyoruz.
This is relevant.
Bu konuyla ilgili.
Let them decide if his information is relevant.
Bırak adamın istihbaratı konu ile ilgili mi onlar karar versin.
This, I think, is relevant, from this morning.
Sanırım bu alakalı, bu sabahtan bir haber.
Mr. Stamphill, I do not believe that the exercise time of an inmate is relevant.
Bay Stamphill, bir mahkumun egzersiz süresinin, konuyla alakası olduğunu düşünmüyorum.
I am not sure how his opinion is relevant.
Onun görüşünün, bu konuyla ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Everyone is relevant to someone.
Her insan birileri için önemlidir.
None of this is relevant to the actual problem.
Bunların hiçbirinin esas soruyla ilgisi yok.
He doesn't think our smoker is relevant.
Sigara içen adamın ilgili olduğunu sanmıyor.
Your Honor, it is relevant because it's about the recent burglaries.
Sayın Hâkim, binada son zamanlarda olan soygunlarla ilgili olduğu için alakalı.
Everyone is relevant to someone.
Herkes birileri için önemlidir.
Your Honor, I don't see how his injury is relevant.
Sayın yargıç, yaralanmanın konuyla alakasını anlamadım.
Which is relevant in… zero ways.
Ve bu bir uğurböceği durumla alakası… sıfır.
Your honor, none of this is relevant.
Sayın hâkim, bu söylenenlerin davayla hiçbir alakası yok.
Because the stork theory is relevant to his career as a doctor.
Çünkü leylek kuramı doktorun kariyeriyle alakalı.
Miss Rossman is relevant.
Bayan Rossman konuyla ilgilidir.
Whether the witness thinks about sex during work is relevant.
Tanığın iş süresince, ne sıklıkta seks düşündüğü konuyla ilgilidir.
Results: 85, Time: 0.0512

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish