IS VERY CLOSE in Turkish translation

[iz 'veri kləʊs]
[iz 'veri kləʊs]
çok yakın
very close
too close
so close
really close
is close
pretty close
very near
very closely
real close
so near
çok yakında
very soon
pretty soon
too soon
real soon
so soon
soon enough
really soon
quite soon
soon be
very close
oldukça yakın
pretty close
very close
quite near
very closely
it's close
fairly close
pretty recently
extremely close
it's relatively close to
really close
çok yakınlarda
's close
is very close
bayağı yakın
's pretty close
is very close

Examples of using Is very close in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He is very close.
Çok yakınımızda.
And death is very close.
Ve ölüm çok yakınımda.
And it looks like a person who is very close to you has been involved in it.
Bu işin içindeki kişi sizin çok yakınınız.
Miguel is very close with these boys.
Miguel bu çocuklarla çok yakındı.
The Earth, where I was born, is very close to that star.
Doğduğum yer olan Dünya o yıldızın çok yakınlarındadır.
And the public library is very close.
Ve halk kütüphanesi çok yakınında.
I have just learned that Thrawn is very close to locating your base.
Biraz önce öğrendim ki Thrawn üssünüzün yerini bulmaya çok yaklaşmış.
Tom is very close.
Tom çok samimi.
This is very close.
Bu epey yakın.
I hear the vote is very close.
Oylama çok yakınmış diye duydum.
To making an arrest. My wife is very close.
Yapmaya cok yakın. Karım her an tutuklama.
How close is very close?
No, but he says his home world is very close.
Hayır, ama ana gezegeninin çok yakın olduğunu söylüyor.
My wife is very close to making an arrest.
Karım her an tutuklama yapmaya cok yakın.
And the relationship between patient and caregiver Is very close.
Ayrıca hasta-bakıcı arasındaki ilişki oldukça yakındır.
Firstly, it will get jammed but mainly because the woodlouse is very close.
İlk sebebi sıkışabileceğinden ama esasen tespih böceklerinin çok yakın olduğundan.
To making an arrest. My wife is very close.
Karım her an tutuklama yapmaya cok yakın.
Because… something tells me… that home, sweet, home is very close by.
Çünkü bir şeyler bana bu evim güzel evimin çok yakında olduğunu söylüyor.
Disaster is very close when surrounded by such enormous temperatures and pressures.
Etrafta bu kadar büyük bir sicaklik ve basinc olunca, facia cok yakindadir.
Disaster is very close when surrounded by such enormous temperatures and pressures.
Etrafta bu kadar büyük bir sıcaklık ve basınç olunca, facia çok yakındadır.
Results: 85, Time: 0.0779

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish