JOURNEYS in Turkish translation

['dʒ3ːniz]
['dʒ3ːniz]
yolculuklar
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
seyahatler
travel
trip
journey
cruise
voyage
traveler's
traveller's
yolculukları
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
yolculuklara
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
yolculuğu
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
seyahatleri
travel
trip
journey
cruise
voyage
traveler's
traveller's
seyahat
travel
trip
journey
cruise
voyage
traveler's
traveller's
seyahatlere
travel
trip
journey
cruise
voyage
traveler's
traveller's

Examples of using Journeys in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Well, sometimes journeys of discovery.
Şey, bazen keşif yolculukları… kurbanlar gerektirir.
Not"helping out journeys", it's…"Helping out peaceful departure.
Seyahatlere yardımcı olmak'' değil,'' Huzurlu gidişlere yardımcı olmak.
Their security in their winter and summer journeys.
Kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için.
Cool, I love meaningful journeys.
Bu harika, anlamlı yolculuklara bayılırım.
Does not the pebble entering the water begin fresh journeys?
Suya giren taş yeni yolculuklara çıkmaz mı?
Of the fabled Australian outback. Experience the dream journeys.
Efsanevi Avustralya düzlüklerinde rüya gibi seyahatleri deneyin.
As drought intensifies, desert-living elephants must also undertake long journeys in search of water.
Kuraklık yoğınlaştıkça çöl filleri de su arayışıyla uzun yolculuklara girişmek zorunda.
Experience the dream journeys of the fabled australian outback.
Efsanevi Avustralya düzlüklerinde rüya gibi seyahatleri deneyin.
Desert-living elephants must also undertake long journeys As drought intensifies, in search of water.
Kuraklık yoğınlaştıkça… çöl filleri de su arayışıyla uzun yolculuklara girişmek zorunda.
As drought intensifies, in search of water. desert-living elephants must also undertake long journeys.
Kuraklık yoğınlaştıkça… çöl filleri de su arayışıyla uzun yolculuklara girişmek zorunda.
For Her Majesty I would take longer journeys, if she so desired.
Majesteleri arzu ederse çok daha uzun yolculuklara katlanabilirim.
Journeys end in lovers' meeting every wise man's son doth know.
Her yolculuk aşıkların kavuşmasıyla sona erer,… bütün akıllı adamların oğlu bilir bu gerçeği.
A happy ending after so many difficult journeys.
Birçok zorlu yolculuk sonrasında mutlu bir son.
I'm so tired of these endless journeys.
Bu yolculuklardan çok sıkıldım.
You can channel past journeys.
Geçmiş seyahatlerine bağlanabilirsin.
Patron Saint of long journeys, especially unexpected ones.
Uzun yolculukların koruyucu azizi, özellikle beklenmeyen yolculukların..
In all my journeys to the other side, I never left this building.
Öbür tarafa yaptığım hiçbir yolculukta bu binayı asla terk etmedim.
I have an aversion to wasted journeys.
Gereksiz yolculuklardan hiç hoşlanmıyorum.
Journeys end in lovers meeting.
Yolculukların sonunda kavuşur aşık aşığa.
They were all making journeys.
Hepsi yolculuk yapıyorlardı.
Results: 266, Time: 0.1

Top dictionary queries

English - Turkish