LITTLE BOXES in Turkish translation

['litl 'bɒksiz]
['litl 'bɒksiz]
küçük kutuları
little box
small box
küçük kutulara
little box
small box
küçük kutular kutular sonunda açıldı kutular
küçük kutular kutular ve kutular

Examples of using Little boxes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What happened to your little boxes?
Küçük kutularına ne oldu?
But, hey, there were… Four little boxes.
Ama dört tane, küçük kutu vardı.
My innocence died in those 441 little boxes.
Masumiyetim o 441 küçük kutuda öldü.
I'm gonna take down UNICEF, and all their precious little boxes of dimes.
Unicefi devireceğim. O çok değerli, bozuk parayla dolu küçük kutularını da.
You have little boxes, to file people away!
İnsanlar hakkında raporlar aldığınız küçük kutularınız var!
And all their precious little boxes of dimes.
O çok değerli, bozuk parayla dolu küçük kutularını da.
See, the tiny little boxes are the games, and the itty bitty numbers.
Bak. Kçük kutular oyunun kendisi. Ve miniminnacık sayılar da.
Little boxes. Eventually boxes get opened. Boxes..
Kutular… Kutular sonunda açıldı. Küçük kutular.
Little boxes. Boxes… Eventually boxes get opened.
Kutular… Kutular sonunda açıldı. Küçük kutular.
The little boxes will make you angry.
Küçük kulübeler seni sinirlendirecek.
there are little squares, little boxes.
ufak kareler var, ufak kutucuklar.
One of those soulless little boxes that I have always hated.
Hep hoşlanmadığımız şu ruhsuz, küçük kulübelerden.
I get it, but I cannot keep my life in neat little boxes like you.
Ama senin gibi hayatımı temiz küçük kutular içinde sürdüremem.
Especially since we have these amazing little boxes now with 24-hour access to the world's largest source of information.
Özellikle de dünyanın en büyük bilgi kaynaklarına tüm gün erişebilen bu küçük kutulara sahip olduğumuz için.
Imagine what a division of us can do when we get our hands on what's inside these shiny little boxes.
Bu parlak küçük kutuların içindekileri aldığımızda… bizden bir bölüğün neler yapabileceğini bir düşün.
When we get our hands on what's inside these shiny little boxes. Imagine what a division of us can do.
Bu parlak küçük kutuların içindekileri aldığımızda… bizden bir bölüğün neler yapabileceğini bir düşün.
From these little boxes.
Bu küçük kutulardan uzaklara.
From these little boxes♪.
Bu küçük kutulardan.
And toys, in little boxes.
Küçük kutularda oyuncakları da var.
You prefer your little boxes?
Küçük kutular demeyi tercih ediyorsunuz sanırım?
Results: 1100, Time: 0.0386

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish