NAVAL INTELLIGENCE in Turkish translation

['neivl in'telidʒəns]
['neivl in'telidʒəns]
deniz i̇stihbarat
donanma i̇stihbaratı
denizcilik i̇stihbaratı
deniz istihbaratı
deniz istihbarat
donanma istihbaratından
bahriye istihbarat

Examples of using Naval intelligence in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Set up a conference with Military and Naval intelligence immediately.
Derhal Ordu ve Donanma Ístihbaratïyla görüşme ayarla.
A carpenter and a naval intelligence officer.
Bir marangoz ve bir Deniz İstihbarat Subayı ne konuşur.
He was naval intelligence during the last one.
Geçen savaşta deniz istihbarat subayı idi.
Why didn't you do it? You went into Naval Intelligence instead?
Onun yerine Deniz Istihbarata girdin. Neden yapmadin?
He's arranged to sell the plans… to Cuban Naval Intelligence.
Orada planları Küba Deniz Harp İstihbarat Birimine satmayı planlıyor.
You really shouldn't be digging through the bag of a naval Intelligence officer.
Gerçekten de bir Deniz İstihbarat subayı çantasını kazmamalıydın.
Hm. So you're an active naval intelligence officer?
Hm. Demek aktif bir deniz istihbarat subayı mısın?
So you're an active naval intelligence officer? Hm?
Hm. Demek aktif bir deniz istihbarat subayı mısın?
Chinese Naval Intelligence is not in charge of the Chinese military.
Çin Deniz Kuvvetleri İstihbaratı Çin ordusundan sorumlu değil.
Then they tried to kill the Naval Intelligence commander she was talking to.
Libyalılar da onu öldürdü. Sonra da onun konuştuğu denizci istihbaratçısını öldürmeye çalıştılar.
Two weeks ago, a Naval Intelligence Officer was killed in Budapest, Hungary.
İki hafta önce Budapeşte, Macaristanda bir Donanma İstihbarat Subayı öldürüldü.
Years ago, a Naval intelligence officer working for the U.
Yıl önce… Amerikan devleti adına çalışan bir donanma istihbarat subayı.
Working for the U. 35 years ago, a Naval intelligence officer.
Yıl önce… Amerikan devleti adına çalışan bir donanma istihbarat subayı.
A Naval intelligence officer working for the U. Thirty-five years ago.
Yıl önce… Amerikan devleti adına çalışan bir donanma istihbarat subayı.
Security team at the Naval Intelligence Lab says Astrid tried to slip through a metal detector
Deniz İstihbarat laboratuarındaki güvenlik ekibinin dediğine göre Astrid kaçmaya çalışırken bir metal detektörden geçmiş
She showed up at the Naval Intelligence Lab, which means she knows something about Wide Awake.
Kız Deniz İstihbarat Laboratuarında göründü ki bu da Uyanık hakkında bir bilgisi olduğunu ortaya çıkarıyor.
Naval Intelligence had sent me to Shanghai to help out an agent who was in trouble.
Deniz istihbaratı beni, başı belada olan bir ajana yardım etmem için Şanghaya göndermişti.
A former Naval intelligence officer he possesses a wealth of classified information
Eski deniz istihbarat subayı elinde çok değerli gizli bilgiler bulunduruyor
To help out an agent who was in trouble. Naval Intelligence had sent me to Shanghai.
Deniz istihbaratı beni, başı belada olan bir ajana… yardım etmem için Şanghaya göndermişti.
Your job is to aid Naval Intelligence, not play games with other people's money.
İşin Deniz İstihbaratına yardım etmek, diğer insanların parası ile oyun oynamak değil.
Results: 63, Time: 0.0551

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish