NOR WILL in Turkish translation

[nɔːr wil]
[nɔːr wil]
asla
never
ever
edilmez
will not
shall not
receive
soul
neither shall
in the least , nor will
in the least wronged
eder
will
would
worth
de tanınmayacaktır
nor will
olacak
will be
will
is gonna be
gonna
is going to be
will happen
's gonna happen
gözetilmezler
edilmeyecek
will not
there will be
it shall not
too
ne allahtan hoşnutluk dilekleri kabul edilecek
31,33 26,100-101
edecek değildir ve onlar mağfiret dilerlerken de
edecek değildir onlar bağışlanma dilerlerken de

Examples of using Nor will in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nor will it be permitted for them to make an excuse.
İzin verilmez ki onlara özür dilesinler.
Nor will I be a worshipper of what you worship.
Ben sizin ibadet ettiklerinize asla ibadet edecek değilim.
Besides God, no one can be your protector nor will anyone be able to help you.
Allahtan başka dostlarınız kalmaz, size yardım de edilmez.
Nor will they be permitted to offer any excuses.
İzin verilmez ki onlara özür dilesinler.
Nor will his wealth profit him when he falls into the pit.
Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak.
I will never be anyone's pet, nor will any human.
Asla bir hayvan olmayacağım, tıkpı diğer insanlar gibi.
And the Jews will not be pleased with thee, nor will the Christians, till thou follow their creed.
Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır.
Their deception will not avail them in the least on that day, nor will they be helped.
Bir gündür o gün ki düzenleri, onlardan hiçbir şeyi gideremez ve onlara yardım da edilmez.
Say:"The truth has come, and falsehood had neither precedence nor will reappear.
De ki: Gerçek geldi ve boş şey gitti, ne bir daha zuhur eder, ne de yeniden ve tekrar gelir.
and have none to befriend you other than God, nor will you be given help.
Sizin ALLAHtan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.
It assures you the local law enforcement won't divulge your presence here, nor will they hassle you.
Yerel kanun güçlerinin burada olduğunuzu ifşa etmeyeceğini ve size zorluk çıkarmayacağını garanti eder.
Say:"Of no use will be the acceptance of belief to unbelievers on the Day of Decision, nor will they be granted respite!
De ki: Fetih( ve hüküm) gününde inkarcılara( o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!
A day in which their guile will naught avail them, nor will they be helped.
Bir gündür o gün ki düzenleri, onlardan hiçbir şeyi gideremez ve onlara yardım da edilmez.
who disbelieve if they(then) believe! Nor will they be granted a respite!
imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!
And the Jews will not be pleased with thee, nor will the Christians, till thou follow their creed.
Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir.
so those who believe and reform themselves need have no fear, nor will they grieve.
uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur.
Abiding eternally therein. The punishment will not be lightened for them, nor will they be reprieved.
Onda( lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azap hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
you will no longer be an officer of the US army… nor will any record exist of your service.
olmayacaksınız… sicil kaydınız dahi olmayacak. Eğer bu görevi kabul eder ve başarılı olursanız.
Their deception will not avail them in the least on that day, nor will they be helped!
O gün, tuzakları kendilerine bir yarar sağlamayacak; onlara yardım da edilmeyecek!
faith will not avail the faithless, nor will they be granted any respite!
gününde inkarcılara( o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!
Results: 140, Time: 0.0751

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish