OBEYING in Turkish translation

[ə'beiiŋ]
[ə'beiiŋ]
uymuyor
follow
obey
comply
abide
adhere
to fit
conform
itaat
obey
obedience
follow
compliance
submission
is obedient
hearken
subordination
comply
uymak
follow
obey
comply
abide
adhere
to fit
conform
uymaktır
follow
obey
comply
abide
adhere
to fit
conform

Examples of using Obeying in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
Who could reproach us for obeying the law?
Kim kurallara uyduğumuz için bize serzenişte bulunabilir?
I like obeying orders, especially your orders.
Emirlere uymayı seviyorum, özellikle senin emirlerine.
My pleasure lies in giving you pleasure. and obeying your every desire.
Benim zevkim sana zevk vermekten geçiyor ve senin bütün isteklerine uymaktan.
I'm just surprised to see a youngster like you obeying the helmet law.
Senin gibi bir gencin Kask kuralına uyduğunu görmek beni şaşırttı.
Against those who have abandoned all pretence of obeying international laws of warfare.
Bütün hilelerin arkasına sığınarak, uluslararası savaş kanunlarına uymayanlara karşı kullandık.
Only by obeying us can we serve you.
Yalnızca bize itaat ederseniz size hizmet edebiliriz.
The men have stopped obeying me.
Adamlar bana itaat etmeyi bıraktı.
Always obeying this recommendation:%s.
Bu öneriye daima uyulur:% s.
We're sick of obeying you.
Senin kurallarından bıktık.
Stopped obeying Crais.
Craise itaat etmeyi kesti.
Groveling, obeying, and combing the knots out of my tail?
Yağ çekmek, itaat etmek ve bir kaç kuyruğuma kapanma kombinasyonu mu?
Obeying orders, don't beat me.
Emirlere itaat ediyorum, vurma bana.
More important things than obeying my orders?
Emirlerime itaat etmekten daha önemli şeyler?
Hearing and obeying its Lord, as it must do;!
Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!
Obeying its Lord, as it must do!
Ve Rabbini dinleyip Ona hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır!
Obeying your husband.
Kocana itaat etmek.
Obeying orders, he won't beat me.
Emirlere itaat ediyorum, vurma bana.
About obeying the government? What does it say in that book of yours.
Kitabinizda ne yaziyor devletin kurallarina uymakla ilgili.
Would you punish a slave for merely obeying?
Bir köleyi sırf itaat etmesi için mi cezalandıracaksınız?
When Chile stopped obeying the Spanish, let's say. Since 1818.
Yılında Şili, İspanyaya boyun eğmeyi bıraktığından beri diyelim.
Results: 88, Time: 0.0644

Top dictionary queries

English - Turkish