ONE CALLED in Turkish translation

[wʌn kɔːld]
[wʌn kɔːld]
denilen kişi
isimli olanı
çağrısı yapan

Examples of using One called in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I am told you are the one called Wharfmaster.
Bana Rıhtım Müdürü diye çağrılan kişinin siz olduğu söylendi.
I am sorry about the one called Daniel.
Daniel adındaki kişi için üzgünüm.
You the one called in the zombie?
Zombi için arayan siz miydiniz?
What's that one called?
Bu numaranın adı ne?
There's one called Aoki.
Aoki adında bir tane vardı.
Isn't there one called Mac?
Mac adında bir ay var mıydı?
But then one called and wanted me to come in.
Derken bir tanesi aradı ve gelmemi istedi.
Didn't you just make one called Bride Of The Atom?
Daha yeni'' Atomun Gelini'' diye bir tane yapmamış mıydın?
He's John Marley, the one called King.
Bu John Marley, nam-ı diğer King.
He wishes to bargain with you for the freedom of the one called Carter.
Sizinle pazarlık yapmak istiyor Carter adlı diğerinin özgürlüğü için.
Or perhaps this unique one called"Pur-plah.
Yada belki şu çok değişik olan, adı'' pemphe.
There's no one called Sei at any level of the organisation.
Organizasyonun hicbir seviyesinde Sei adinda biri yok.
The one called Miki Hirate who stayed with Shigezo?
Shigezo ile kalan, Hirate Miki adlı olan mı?
Two lickle dicky birds sitting on a wall, one called Peter and one called Paul.
İki küçük kuş, bir duvara tünemiş…''''… birinin adı Peter ve diğeri de Paul.
Two little dicky birds sitting on a wall… one called Peter and one called Paul.
Bir duvara tünemiş…'' İki küçük kuş,''… birinin adı Peter ve diğeri.
When they released me, the one called"El Chaneque" said they weren't going to kill me. Because what I had witnessed was my punishment.
Beni serbest bıraktıklarında'' El Chaneque'' adındaki kişi bana beni öldürmeyeceklerini çünkü tanık olduklarımın benim cezam olduğunu söyledi.
There was one called Barabbas, bound with those who had made insurrection, men who in the insurrection had committed murder.
Ayaklanma sırasında adam öldüren isyancılarla birlikte Barabba adında bir tutuklu da vardı.
We're going to have a computer monkey or rather we' re going to have two computer monkeys, one called Hoyle and one called Darwin.
Bir bilgisayar maymunumuz olacak daha doğrusu iki bilgisayar maymunumuz olacak. Birinin ismi Hoyle, diğeri Darwin.
No one called?
Hiç kimse aramadı mı?
No one called?
Kimse aramadı mı?
Results: 14624, Time: 0.0524

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish