ONSET in Turkish translation

['ɒnset]
['ɒnset]
başlangıcı
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate
başlamış
to start
to begin
to commence
başlayan
started
began
onset
baþlangıçlı
onset
hastalığıdır
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
başından
head
chief
handle
lead
upside
prime
deal
top
cope
principal
başlangıçlı
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate
başlangıç
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate
başlangıcını
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate

Examples of using Onset in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's so fast, Tim. It's… it's early onset, but.
Bu… erken başlangıç ama… çok hızlı Tim.
Delayed onset PTSD can cause violent outbursts brought on by seemingly minor events.
Gecikmeli başlayan PTSD, önemsiz gibi görünen olayların getirdiği şiddet patlamalarına neden olabilir.
symptoms comparable with the onset of influenza.
grip başlangıcı ile karşılaştırılabilir belirtiler.
It's… it's so fast, Tim. it's early onset, but.
Bu… erken başlangıç ama… çok hızlı Tim.
Sudden onset headache.
Ani başlangıçlı baş ağrısı.
Sudden onset of strange.
Ani tuhaflıklar başlangıcı.
Adult onset instances have occurred in cases where individuals have suffered stress-induced mental breaks.
Yetişkin başlangıçlı durumlarda durumlar bireyler strese bağlı ruhsal sorunlar yaşadığı zaman ortaya çıkar.
Accelerated variant. Early onset.
Hızlandırılmış değişken. Erken başlangıç.
Now, the onset of this disease is very sudden. Okay.
Peki. Şimdi, bu hastalığın başlangıcı çok ani.
Maybe I have late onset autism.
Belki bende geç başlangıçlı otizm vardır.
Doctors, they call it early onset, see? Got bumped on the head.
Başım çatlıyordu. Doktorlar buna, erken başlangıç… diyor.
Shingles, adult onset diabetes. Cold, flu, bronchitis.
Soğuk algınlığı, grip, bronşit, zona, erişkin başlangıçlı diyabet.
They may occasionally start as early as eight, and this onset may still be normal.
Bazen sekiz yaşında da başlayabilir ve bu başlangıç normal olabilir.
adult onset diabetes.
erişkin başlangıçlı diyabet.
That-- That doesn't maKe sense. Early onset.
Ama… Bunun hiçbir mantığı yok ki. Erken başlangıçlı.
That doesn't make sense. Early onset.
Ama… Bunun hiçbir mantığı yok ki. Erken başlangıçlı.
Diabetes, onset chronic renal failure, 80-pound tumor in her gut.
Diyabet, kronik böbrek yetmezliği başladı midesinde 35 kiloluk tümör var.
Neck stiffness usually presents six hours after initial onset of SAH.
Ense sertliği genellikle SAKın ilk başlamasından altı saat sonra ortaya çıkar.
But the onset of symptoms were the same as the others.
Ama hastalık belirtileri diğerleriyle aynıymış.
Onset before the age of 18 and no genetic history….
Yaşından önce başlamalı ve genetik geçmiş….
Results: 118, Time: 0.1427

Top dictionary queries

English - Turkish