PAINS in Turkish translation

[peinz]
[peinz]
ağrıları
pain
hurting
aches
sore
a headache
soreness
ararat
acı
pain
bitter
painful
hurt
agony
sad
spicy
pity
grief
harsh
ağrı
pain
hurting
aches
sore
a headache
soreness
ararat
sancıları
pain
labor
hurt
cramps
a twinge
contraction
üzüyor
sad
upsets
hurts
saddens
it pains
am sorry
makes
grieves
ağrısı
pain
hurting
aches
sore
a headache
soreness
ararat
ağrılar
pain
hurting
aches
sore
a headache
soreness
ararat
acılar
pain
bitter
painful
hurt
agony
sad
spicy
pity
grief
harsh
ağrılarım
pain
hurting
aches
sore
a headache
soreness
ararat
acılarını
pain
bitter
painful
hurt
agony
sad
spicy
pity
grief
harsh
acıları
pain
bitter
painful
hurt
agony
sad
spicy
pity
grief
harsh
sancılar
pain
labor
hurt
cramps
a twinge
contraction
sancılarım
pain
labor
hurt
cramps
a twinge
contraction
sancısı
pain
labor
hurt
cramps
a twinge
contraction

Examples of using Pains in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And this pains you.
Ve bu seni üzüyor.
Although it pains me more than I can say. Yes.
Evet. Bunu yapmak çok acı verse de.
The pains that have burned me
Acılar beni yaktı
How long have you had these pains, Mr. Barber?
Bu ağrılar ne kadardır var, Bay Barber?
Law 2231: pains in the ass never come one at a time.
Kanun 2231: Kıç ağrısı asla bir defaya mahsus olmayacak.
It gives him horrible gas pains.
Bu da ona dayanılmaz gaz sancıları veriyor.
Doctors call these'Ghost pains.
Doktorlar Hayalet ağrı diyorlar.
This pains me more than you could ever know.
Bu beni ne kadar üzüyor bir bilsen.
It pains me to know that somebody so unqualified could actually be the Prophesied One.
Bu kadar yeteneksiz birisinin Seçilmiş Kişi olabileceğini bilmek… gerçekten acı veriyor.
I started having chest pains, Passed out, came to, dialed 9-1-1.
Göğüs ağrılarım başladı, bir süre kendimden geçmişim, ayıldığımda 911i aradım.
Pains, Migraines and Sonatas.
Acılar, Migrenler ve Sonatlar.
The pains are every five minutes now.
Ağrılar beş dakikada bir geliyor artık.
Pains in the ass never come one at a time. Law 2231.
Kıç ağrısı asla bir defaya mahsus olmayacak. Kanun 2231.
uh, pains you might call them.
belki siz ağrı diyorsunuzdur.
It pains me to have to say this, but it's the truth.
Bunu söylemek zorunda olmak beni üzüyor. Fakat bu doğru.
Nan says they're growing pains.
Nan, bunların büyüme sancıları olduğunu söylüyor.
Bryan, it pains me to be here like this…- Does it?
Bryan, bu şekilde burada olmak bana acı veriyor?
Those back pains, they were contractions.
Sırtındaki ağrılar aslında doğum sancısı.
All the pains and the sorrows, all the evil, the selfishness.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler.
And I get phantom pains, it itches.
Hayalet ağrılarım var, kaşınıyor.
Results: 458, Time: 0.0847

Top dictionary queries

English - Turkish