PARALYSED in Turkish translation

['pærəlaizd]
['pærəlaizd]
felç
paralysis
stroke
paralyzed
paralysed
crippling
seizures
a quadriplegic
paralytic
palsy
a paraplegic
felçli
paralysis
stroke
paralyzed
paralysed
crippling
seizures
a quadriplegic
paralytic
palsy
a paraplegic

Examples of using Paralysed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Paralysed from 1909, he had to live the rest of his life in an armchair.
Da felç olmuş, hayatının geri kalanını bir koltukta yaşamak zorunda kalmıştı.
Motorcycle accident paralysed my legs.
Bacaklarım felç oldu. Motosiklet kazası.
Don't let me wake up paralysed. Thomas… Jesus.
Thomas… felç olmuş halde uyanmama izin verme. Aman Tanrım.
Motorcycle accident, paralysed my legs.
Motosiklet kazası. Bacaklarım felç oldu.
Greece paralysed by national strike.
Yunanistan ulusal grevle felç oldu.
It almost paralysed him.
Onu adeta felç etti.
I ended up in a hospital completely paralysed.
Hastanede gözlerimi açtığımda tamamen felçtim.
Paralysed because of you.
Senin yüzünden felç oldu.
Stroke pretty much paralysed him. No.
Hayır. Kriz onu felç etti.
Are you paralysed from the neck up? What's the matter?
Ne oldu? Boynundan yukarısı felç mi oldu?
Blind and paralysed?
Kör ve felç olmuştun.
Oh. I am… Die. paralysed by dark thoughts.
Ben… Die. Aman. karanlık düşüncelerle felç olmuş.
I am… Die. Oh. paralysed by dark thoughts.
Ben… Die. Aman. karanlık düşüncelerle felç olmuş.
Yet the inner circle do nothing, seemingly paralysed by fear.
Ama beyin takımı hiçbir şey yapmaz, görünüşte korkudan kalakalmışlardır.
Paralysed. Even more.
Hatta… felç oldum.
Even more… paralysed.
Hatta… felç oldum.
I was just… paralysed.
tam anlamıyla… felç olmuştum.
Bad Bloods gang member shot, paralysed.
Kötü Kanların çete üyesi vurulup felç oldu.
And it was then that I realised I was no longer paralysed.
Ve işte o anda artık kötürüm olmadığımı farkettim.
My soul capsized. Like a fish, paralysed. On a chopping board, its spinal cord ripped forth from its body.
Ruhum bir balık gibi alabora olmuş, bedenimi felç tutmuş,… omuriliğim bedenimi terkedip gitmiş,… son ihtiyacı onun sesi olmuştu.
Results: 116, Time: 0.0283

Top dictionary queries

English - Turkish