PILLAGED in Turkish translation

['pilidʒd]
['pilidʒd]
yağmalanması
plunder
loot
raid
pillaging
ransacked
swag
yağmaladı
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
talan
pillage
raid
plundered
looted
sacked
ransacked
rifling
yağmaladılar
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
yağmalanmalara
plunder
loot
raid
pillaging
ransacked
swag
yağmalanır
plunder
loot
raid
pillaging
ransacked
swag
yağmalayıp
loot
and
plundering
pillaged

Examples of using Pillaged in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Burned, raped, murdered and pillaged. They came to our country a century ago.
Bir asır önce ülkemize gelip yaktılar, tecavüz ettiler… Katlettiler ve yağmaladılar.
Before I invaded, pillaged, and destroyed your kingdom, what did you people do around here for fun?
Ben krallığınızı işgal etmeden, yağmalamadan ve mahvetmeden önce nasıl eğleniyordunuz?
His hordes pillaged graveyards, rooted up the bodies
Sürüsü mezarlıkları yağmalıyor, cesetleri çalıyor
On November 4th, 1612, the Polish and Lithuanian forces… Have left the pillaged Kremlin and surrendered to the victors.
Kasım 1612de, Leh ve Litvanya güçleri yağmalanmış Kremlinden çıktı ve orayı fethedenlere teslim etti.
586 Jewish businesses pillaged, and 99 Jewish homes burned.
586 Yahudi işyeri yağmalandı ve 99 Yahudi evi yakıldı.
he both assuaged his conscience and filled his larder with pillaged goods.
Hem kendi vicdanını hem de kilerini ganimet mallarıyla doldurdu.
Antiochus VII Sidetes marched into Judea, pillaged the countryside and laid a year-long siege on Jerusalem.
VII. Antiokus Sidetes, yol üzerindeki kırsal kesimleri yağmalayarak Yahudiyeye ilerledi ve Kudüsü bir yıl boyunca kuşattı.
and then pillaged the County of Edessa before turning north towards Armenia.
Urfa Kontluğuna akınlar yaptı, Sonra dikkatini Doğu Anadoluya çekti.
neglected Balkan defences against the Slavs, who threatened the frontier since 500 and pillaged the Balkan provinces ever since.
o zamandan beri Balkan eyaletlerini yağmalayan Slavlara karşı Balkan savunmasını ihmal etmişti.
everything is being burned, pillaged, destroyed.
her şey… yakılıyor, yağmalanıyor ve yok ediliyor.
For example after a battle in the hamlet of Attali in Evvia the collaborationists pillaged the houses of the village, taking away 1,000 oka of oil, five sewing machines, 200 ok of cheese and 30 complete trousseaus.
Örneğin Evviada bulunan Attali köyündeki bir savaştan sonra tabur, köyün evlerini yağmalayarak 1.000 oka petrol, beş dikiş makinesi, 200 peynir ve 30 tam çeyizi yağmaladı.
burned, pillaged then found a way to build itself back up again,
yakılmalara, yağmalanmalara… Sonra kendini tekrar inşa ettirecek bir yol bulmasına
burned, pillaged… then found a way to build itself back up again,
yakılmalara, yağmalanmalara… Sonra kendini tekrar inşa ettirecek bir yol bulmasına
I was reassured. the way it's been adapted, burned, pillaged.
yakılmalara, yağmalanmalara… Sonra kendini tekrar inşa ettirecek bir yol bulmasına ve kendime güvenim tazelendi.
Burned, pillaged… then found a way to build itself back up again,
Sonra bu yere baktım, katlandığı kaosa,… uyarlamalara, yakılmalara, yağmalanmalara… Sonra kendini tekrar inşa ettirecek bir yol bulmasına
very-- and I'm not going to make any judgments here, but you could have very kind of aggressive people who may have raped and pillaged whole societies, and they were very
her kimse bunun bize gösterdiği birtakım fazla agresif insanlar-- burda kimseyi yargılamıyorum ama-- birtakım fazla agresif insanların varlığı bütün bir toplumu tecavüz etmiş ve yağmalamış ve evrimsel açıdan oldukça başarılı insanlar.
You two… Well pillaged.
Siz ikiniz, iyi yağma çıkardınız.
He… pillaged my nest.
Benim yuvamı yağmaladı.
In 455 the Vandals pillaged Rome.
Yılında Vandal Kralı Genseric, Roma şehrini yağmalamıştır.
The barbarians raped and pillaged our city.
Barbarla saldırdı ve şehrimizi yağmaladı.
Results: 535, Time: 0.0501

Top dictionary queries

English - Turkish