PRELIMINARY in Turkish translation

[pri'liminəri]
[pri'liminəri]
ön
front
preliminary
forward
anterior
ilk
first
early
initial
top
original
başlangıç
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate
hazırlık
preparation
prep
ready
prepare
preparatory
preparedness
readiness
preliminary
arrangements
pre-season
eleme
to eliminate
sift
to sieving
it took
işverenler yaklaşık 1000 kişilik istihdam yarattılar ilk
i̇lk
first
early
initial
top
original
elemelerine
to eliminate
sift
to sieving
it took
başlangıçta
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate

Examples of using Preliminary in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Today's preliminary match features two great teams.
Bugünkü ön eleme maçında iki harika takım var.
So I thought we would take a few preliminary photos here.
Burada bir kaç ön hazırlık fotoğrafı çekeriz diye düşünmüştüm.
The preliminary's this afternoon.
Ön duruşma öğleden sonra.
Did you see the preliminary?
Ön raporu gördün mü?
A preliminary spacecraft reconnaissance has been made of 20 new worlds.
Keşif uzay aracının ön hazırlığı 20 yeni dünya tarafından yapıldı.
Having heard all preliminary motions, is the prosecution ready to begin?
Bütün ön hazırlık talebi almış durumdayız, dava başlasın mı?
Preliminary tox screen says you got coke in your system.
Toksik ön bulgu ekranı, sisteminde kokain olduğunu söylüyor.
Preliminary autopsy report on Daniel Su.
Daniel Sunun preliminer otopsi raporu.
Nsa completed a preliminary review.
NSA preliminer incelemeyi tamamladı.
Preliminary forensics show Ross's cell phone fragments had traces of HMX.
Preliminer adli raporlar Rossun cep telefonunda HMX parçaları olduğunu söylüyor.
How would your preliminary go?
Ön duruşma nasıl geçti?
Dope me a preliminary range.
Bana tahmini mesafeleri söyle.
After to complete the preliminary plans, the murderer put hands to the work.
Kabataslak plan, tamamlanmıştı. Sonra da katil işe koyuldu.
Preliminary Version- database entry: HR 7405.
Preliminary Version- database entry: HR 7405.^ a b Flamsteedin yıldız kataloğunda.
Preliminary search of the pizza oven did not reveal any rodent remains.
Fırında yapılan ilk aramada kemirgen kalıntısı bulunamadı.
There was no preliminary alert.
Öncü alarm yoktu.
Again, this is a preliminary investigation at this point.: Jesus Christ.
Tekrar ediyorum, bu bir hazırlık soruşturması. Tanrım.
Jesus Christ. Again, this is a preliminary investigation at this point.
Tekrar ediyorum, bu bir hazırlık soruşturması. Tanrım.
Preliminary blood report as requested.
Öncü kan raporunu getirdim.
Four preliminary bids were rejected due to non-compliance with the tender criteria.
İlk elemede dört teklif, ihale kriterlerine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildi.
Results: 960, Time: 0.111

Top dictionary queries

English - Turkish