PROWESS in Turkish translation

['praʊis]
['praʊis]
cesaret
courage
dare
bravery
encouragement
nerve
valor
boldness
spunk
guts
balls
maharetime
ingenuity
dexterity
yeteneğini
talent
skill
ability
gift
aptitude
flair
gücünü gösterebilmek için
kahramanlığı
hero
heroic
heroine
superhero
hünerlerini
trick
skill
ingenuity
becerinizle
skill
ability
proficiency
finesse
dexterity
the knack
resourcefulness
ingenuity
cesareti
courage
dare
bravery
encouragement
nerve
valor
boldness
spunk
guts
balls
maharetleri
ingenuity
dexterity

Examples of using Prowess in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I never doubted Philippe's talent, his prowess on the wire.
Philippenin teli üzerindeki yeteneğinden ve cesaretinden hiçbir zaman şüphe duymadım.
physical prowess.
fiziksel yeteneklerini.
How would you assess your physical and mental prowess right now?
Şu anki fiziksel ve ruhsal maharetlerini nasıl değerlendirirsin?
Mr. Neville has prowess enough.
Bay Neville yeterince hünerli.
But I could show my prowess.
Ama ben cesaretimi gösteririm.
But I could show my prowess Be a lion,
Ama gücümü gösterebilirim Fare
Your prowess will be acknowledged, definitely.
Senin ustalığın kesinlikle kabul edilecek.
Educational pedigree, scientific field, intellectual prowess, and mamas.
Eğitim geçmişi, bilimsel çalışma alanı… zihinsel yeterlilik ve ana bacıdır.
Buffy's physical prowess.
Buffynin fiziksel gücünden yoksundur.
Bajirao had captured half of India with his leadership, political prowess and unmatched battle skills.
Bajirao liderliği, siyasi cesaret ve eşsiz savaş becerileriyle… Hindistanın yarısını ele geçirdi.
You are attacking my physical prowess What? at one activity, because you have insecurities about your own prowess at another activity.
Ne? Bir etkinlikteki fiziksel maharetime saldırıyorsun… çünkü başka bir etkinlikteki maharetine güvenin yok.
not only on physical prowess, to… to be empathetic.
empati kurmak için. Sadece fiziksel cesaret üzerinde değil.
Next, frustrated into a need to display physical prowess, the creature will throw himself against the transparency.
Sonra, sinirlenerek fiziksel gücünü gösterebilmek için, yaratık kendini şeffaf yüzeye doğru atacak.
not only on physical prowess.
Sadece fiziksel cesaret üzerinde değil.
Those who yet stand before me represent the pinnacle of generations of Akkadian fighting prowess, the Order of the Black Scorpions.
Şu an önümde duranlar Akad dövüş kahramanlığı neslinin… zirvesini temsil ediyor. Kara Akrepler Tarikatı.
In ten years, Bajirao had captured half of India with his leadership,"… political prowess and unmatched battle skills.
On yıI içinde Bajirao, liderliği, politik cesareti… ve eşsiz savaş becerileri ile Hindistanın yarısını ele geçirdi.
technical prowess aside, are pure visual delight.
bunun yanında teknik maharetleri görsel bir şölen adeta.
Next… to display physical prowess.
sinirlenerek fiziksel gücünü gösterebilmek için.
My romantic prowess.
Romantik yeteneklerimin de katkısıyla….
Physical prowess?
Fiziksel güçlülük mü?
Results: 354, Time: 0.0795

Top dictionary queries

English - Turkish