RANGE in Turkish translation

[reindʒ]
[reindʒ]
menzil
range
mesafe
distance
range
far
space
away
length
mileage
proximity
spacing
aralık
december
ajar
range
interval
çeşitli
various
several
variety
diverse
different
numerous
assorted
miscellaneous
multiple
such
aralığı
december
ajar
range
interval
alanı
al
well
a'la
aia
's fine
get
of us
takes
yelpazesi
fan
spectrum
poligonunda
polygon
range
a shooting gallery
sıradağları
mountain ranges
menzili
range
menzilli
range
mesafeden
distance
range
far
space
away
length
mileage
proximity
spacing
aralığında
december
ajar
range
interval
aralığını
december
ajar
range
interval
mesafesi
distance
range
far
space
away
length
mileage
proximity
spacing
mesafede
distance
range
far
space
away
length
mileage
proximity
spacing
alan
al
well
a'la
aia
's fine
get
of us
takes
poligonu
polygon
range
a shooting gallery
alanda
al
well
a'la
aia
's fine
get
of us
takes
çeşitliliği
various
several
variety
diverse
different
numerous
assorted
miscellaneous
multiple
such

Examples of using Range in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Are easy to see. At close range, the light-emitting cells, called photophores.
Yakın mesafeden, fotofor olarak adlandırılan bu ışık yayan hücreleri görmek kolaydır.
He's long gone from there by now. The Brooks Range.
Brooks Sıradağları. Şimdiye çoktan gitmiştir oradan.
Copy that. Al, she must have gone out of range or something.
Al, menzil dışına çıkmış falan olmalı. Anlaşıldı.
The old Cernwyth army range.
Eski Cernwyth askeri alanı.
Don E and I are being held hostage by zombie hunters at wham bams gun range.
Don E ve ben zombi avcılarının Wham Bams poligonunda rehin tutuluyoruz.
I'm going to use it to maneuver into transporter range.
Nakil menziline girmek için manevra yaparken kullanacağım.
He was not marksman enough… to hit a moving target at that range.
O mesafeden hareketli bir hedefi… vuracak kadar iyi nişancı değildi.
The Brooks Range. He's long gone from there by now.
Brooks Sıradağları. Şimdiye çoktan gitmiştir oradan.
If you ask them, they say, Well, I want 300-mile range.
İnsanlara sorarsanız biz 300 mil menzil isteriz diyorlar.
Repeat: clear the range. Clear the range.
Tekrar ediyorum, alanı boşaltın. Alanı boşaltın.
How long till they're in range of our base?
Üssümüzün menziline girmelerine ne kadar var?
In that age range. You will see we have an exquisite selection.
O yaş aralığında nefis bir… seçkimiz olduğunu göreceksiniz.
The Great Dividing Range, 2,000 metres above the jungle.
Great Dividing Sıradağları ormandan 2.
Clear the range. Repeat: clear the range.
Tekrar ediyorum, alanı boşaltın. Alanı boşaltın.
Range weather has no constraints for launch. Range weather?
Menzil hava durumu kalkış için bir tehdit bulmuyor.- Menzil hava durumu?
It can increase the range of signals and compensate for the 20 kilometers.
Bu, sinyal aralığını artırabilir ve 20 kilometre için telafi edebilir.
GSR particles could easily top 1,000. Shooting someone, close range like that.
O kadar yakın mesafeden birini vurmak… barut izi kolayca 1,000 olabilirdi.
Roger that. We have cleared the atmosphere two minutes from weapons range.
Atmosferden çıktık, silah menziline iki dakika.- Anlaşıldı.
There's an archery range inside.
İçinde okçuluk alanı var.
The Brooks Range. He's long gone from there by now.
Şimdiye çoktan gitmiştir oradan. Brooks Sıradağları.
Results: 1562, Time: 0.0792

Top dictionary queries

English - Turkish