RELATIVITY in Turkish translation

[ˌrelə'tiviti]
[ˌrelə'tiviti]
izafiyet
of relativity
görelilik
relative
relativistic
saw
görecelik
relatively
comparatively
rölativite
görelelik
göreliliği
relative
relativistic
saw
göreliliğin
relative
relativistic
saw
göreliliğe
relative
relativistic
saw
görecelilik
relatively
comparatively
i̇zafiyet
of relativity
izafiyetle
of relativity
izafiyeti
of relativity
göreceliliğe
relatively
comparatively
göreceli
relatively
comparatively

Examples of using Relativity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The equation couldn't reconcile relativity with quantum mechanics.
Denklem, izafiyetle kuantum mekaniğini bağdaştıramadı.
This equivalence ensures that classical shape dynamics and classical general relativity are locally indistinguishable.
Bu denklik şekil dinamiği ve genel göreliliğin yerel olarak ayırt edilemez olduğunu garantiler.
They're both relative to your experience. Relativity.
İkisi de deneyime göre değişir. Görecelilik.
With quantum mechanics. The equation couldn't reconcile relativity.
Denklem, görecelik ile kuvantum mekaniğini birleştiremiyor.
It's a relativity thing.
İzafiyet olayı.
Trying to understand relativity and quantum gravity. Scientists have spent decades.
Bilim adamları onlarca yıldır izafiyeti ve kuantum yerçekimini anlamaya çalışıyor.
With quantum mechanics. The equation couldn't reconcile relativity.
Denklem, izafiyetle kuantum mekaniğini bağdaştıramadı.
That's a version of relativity Dr. Einstein ought to have learned long ago.
Doktor Einsteinın uzun zaman önce öğrenmiş olması gereken göreliliğin bir versiyonu bu.
Nuclear physics, condensed matter cosmology, will be revolutionized overnight. even relativity.
Nükleer fizik, yoğun madde kozmolojisi, hatta görecelilik bile.
Or theory of relativity"theoretically?
Yoksa'' görecelik kuramı'' biçiminde teorik olarak mı?
Scientists have spent decades trying to understand relativity and quantum gravity.
Bilim adamları onlarca yıldır izafiyeti ve kuantum yerçekimini anlamaya çalışıyor.
Relativity, are you there?
İzafiyet, Ordamısınız?
The perihelion precession of Mercury was the first evidence that general relativity is correct.
Merkürün günberi devinimi Genel Göreliliğin doğruluğunun ilk kanıtıydı.
What does that mean, exactly, sir? Relativity?
Tam olarak ne demek bu, izafiyetle ne ilgisi var?
The next book is expected to focus on special relativity.
Gelecek kitabın ise özel göreceliliğe odaklanması bekleniyor.
Relativity. What do you mean?
Ne demek istiyorsun? Görecelik.
Trying to understand relativity and quantum gravity.
Bilim adamları onlarca yıldır izafiyeti ve kuantum yerçekimini anlamaya çalışıyor.
Relativity, he's escaped.
İzafiyet, o kaçtı.
Relativity and quantum mechanics. You know, me and social cues are like.
Ben ve sosyal işaretler izafiyetle kuantum mekaniği gibiyiz.
Though I use that word cautiously in this post-Homo sensorium relativity of realities.
Ancak bu kelimeyi Homo sensoryum sonrası oluşan göreceli gerçeklikler için dikkatle kullanıyorum.
Results: 458, Time: 0.058

Top dictionary queries

English - Turkish