RUMBLE in Turkish translation

['rʌmbl]
['rʌmbl]
rumble
gürültü
noise
noisy
loud
racket
commotion
sound
ruckus
fuss
rumpus
rumble
gümbürtü
rumble
booming
a bump
thunder
kavgası
fight
brawl
quarrel
argument
feud
row
strife
altercation
gürle
gümbürde
gümbürtüsü
rumble
booming
a bump
thunder
kavga
fight
brawl
quarrel
argument
feud
row
strife
altercation

Examples of using Rumble in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There might be a rumble in the art world.
Sanat dünyasında gürültüsü olmalı.
And the clouds rumble!
Ve bulutlar gümbürder!
Then I heard… the whole valley rumble.
Sonra bütün vadinin gümbürdediğini duydum.
The rumble of the subway train.
Metro treninin gürültüsü.
Amazing. You can feel it more than you can hear it.- Rumble.
Inanılmaz. duyduğunuzdan daha fazlasını hissedebilirsiniz.- gürültülü.
Amazing.- Rumble. You can feel it more than you can hear it.
Inanılmaz. duyduğunuzdan daha fazlasını hissedebilirsiniz.- gürültülü.
It will be an old-school rumble, 14-year-olds with sticks and blades.
Eski usul bir gümbürtü olacak, sopalarla jiletlerle 14 yaşından çocuklar.
Rumble, young man.
Haykır, genç adam.
What's that rumble?
Bu sarsıntı ne?
You really made Rumble laugh.
Rumbleı gerçekten güldürdün.
These are rumble fish.
Bunlar döğüşken balıklar.
An abrupt heavy rumble made me lift my head.
Ani bir ağır gümbürtüsü başını kaldırıp bana yaptı.
Make your battle a DJ rumble.
Bir DJ kavgası olsun savaşınız.
Street Rumble"?
Sokak Yarışı'' mı?
What rumble?
Ne çatışması?
It is a big, vicious rumble, Gavin.
Büyük, vahşi bir kavga, Gavin.
Kid, let's rumble! You!
Evlat, haydi boğuşalım! Sen!
And another rumble, and more smoke, and more dust.
Ve başka bir gümbürtü, daha çok duman, daha fazla toz.
They gotta come and rumble every day?
Her gün buraya gelip olay çıkarıyorlar?
The rumble of something.
Bir şeyin sarsıntısı.
Results: 162, Time: 0.0626

Top dictionary queries

English - Turkish