SELF-CONTAINED in Turkish translation

[ˌself-kən'teind]
[ˌself-kən'teind]
bağımsız
independent
free
independence
sovereign
indie
freelance
standalone
autonomous
independant
stand-alone
kendine yetebilen

Examples of using Self-contained in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Self-contained electrical unit lights up the entire park… On gas right out of our own pumps.
Bağımsız elektrik ünitesi parkın tamamını aydınlatır… Kendi pompalarımızdan çıkan yakıtı kullanırız.
Garden cities were intended to be planned, self-contained communities surrounded by"greenbelts", containing proportionate areas of residences, industry and agriculture.
Bahçeşehirler, orantılı alanlarda konut, endüstri ve tarım alanlarını içeren yeşil kuşak ile çevrili, kendi kendine yeten topluluklar için planlanmaktaydı.
Dutch physicist and string theorist Erik Verlinde has generated a self-contained, logical derivation of the equivalence principle based on the starting assumption of a holographic universe.
Hollandalı fizikçi ve sicim kuramcısı Erik Verlinde holografik evren varsayımına dayanarak eşdeğerlik ilkesinin bağımsız bir mantıksal türetimini üretmiştir.
And these were all self-contained groups that, for the most part, never used studio musicians.
Büyük çoğunluğu asla stüdyo müzisyeni kullanmamıştı. Ve bunların hepsi kendi kendine yeten gruplardı.
portable self-contained video game console with a built-in screen, game controls, and speakers.
elde taşınabilir bağımsız bir video oyunu konsoludur.
It will be weird not doing it with him, but I felt like my performance was self-contained.
Onunla yapamayacak olmak garip olacak… ama performansımın çok yeterli olduğunu düşünmüşümdür.
By defining how the application comes together at a high level, lower level work can be self-contained.
Uygulamanın yüksek seviyede nasıl bir araya geldiği tanımlanarak alt seviye işin kendi kendine yeterli olması sağlanabilir.
many of them are not typical self-contained apps but instead are extensions
çoğu indirilebilir içerik tipik kendine yeten uygulamalar olmanın aksine iOS
many of them are not typical self-contained apps but instead are extensions
çoğu indirilebilir içerik tipik kendine yeten uygulamalar olmanın aksine iOS
Self-contained.
Kendi halinde.
Self-contained, separate.
Kendi başınıza. Ayrı.
Self-contained. Unplugged from the world.
Dünyadan kesik. Kendi halinde.
Unplugged from the world. Self-contained.
Dünyadan kesik. Kendi halinde.
They are so placid and self-contained.
Öyle uysal ve kendilerine yeterler ki.
Keeps the LED completely self-contained.
LEDi tamamen bağımsız kılıyor.
Self-contained. Unplugged from the world.
Kendi halinde. Dünyadan kesik.
They are so placid and self-contained.
Öyle kendi halinde ve kendine yeten varlıklar ki.
If this is a totally self-contained ecosystem.
Eğer burası, kendine özgü bir ekosistem ise.
If this is a totally self-contained ecosystem.
Eğer burası sadece kendine özgü bir ekosistem ise.
Self-Contained Underwater Breathing Apparatus by Leslie Burke.
Yazan Leslie Burke. Su altında Nefes Alma Aparatı.
Results: 171, Time: 0.0441

Top dictionary queries

English - Turkish