SIPPING in Turkish translation

['sipiŋ]
['sipiŋ]
yudumluyor
sipping
drink
içtikten
drink
to smoke
smoking
to have
take
yudumlarken
sipping
drink
yudumluyorsun
sipping
drink
yudumlamak
sipping
drink

Examples of using Sipping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Out on my deck with my cell phone, sipping a drink by the in-ground pool.
Cep telefonumu alıp verandaya çıktım. Havuza karşı içkimi yudumluyorum.
Playing some golf, sipping bub at the club?
Golf oynadınız, kulüpte şampanya yudumladınız.
Sipping margaritas.
Margarita yudumlayarak.
He likes hockey, working out and sipping whiskey.
Hokeyi, spor yapmayı ve viski yudumlamayı seviyor.
She loves the idea-- the four of us on a beach sipping piña coladas.
Dördümüzün sahilde uzanıp, ananas kokteyli yudumlama fikrini seviyor.
Sipping the nectar of the gods?
Tanrıların içkisinden yudumlamaya?
Everyone was sitting around sipping on my favorite pinot.
Herkes oturmuş, en sevdiğim Pinotu yudumluyordu.
Going to the party, sipping on bacardi¶.
Partiye gidiyorum, bacardimi yudumluyorum¶.
I was thinking of sipping some malt liquor later, so.
Sonra biraz bira yudumlamayı düşünüyordum da.
We at Tall Oaks Sipping on juice.
Kurulduk Tall Oaka Meyve suyunu yudumla.
She's probably at a cafe sipping herbal tea.
Muhtemelen kafede bitkisel çayını yudumluyordur.
Friends, huh? Playing some golf, sipping bub at the club?
Golf oynadınız, kulüpte şampanya yudumladınız. Arkadaş demek?
Friends, huh? Playing some golf, sipping bub at the club?
Arkadaş demek? Golf oynadınız, kulüpte şampanya yudumladınız.
Playing some golf, sipping bub at the club? Friends, huh?
Golf oynadınız, kulüpte şampanya yudumladınız. Arkadaş demek?
Playing some golf, sipping bub at the club? Friends.
Arkadaş demek? Golf oynadınız, kulüpte şampanya yudumladınız.
How do we know that just by sitting here, by sipping this coffee… or.
Burda oturuyoruz,… kahvemizi yudumluyoruz veya nefes alıyoruz.
James, we are frolicking on a roof garden, sipping mojitos.
James, çatı bahçemizde gezinerek mojitolarımızı yudumluyoruz.
James, we're frolicking on our roof garden, sipping mojitos.
James, çatı bahçemizde gezinerek mojitolarımızı yudumluyoruz.
I will be relaxing and sipping cocktails poolside.
Ben burada kalıp, havuz kenarında içkimi yudumlayacağım.
I'm in this penthouse apartment sipping tea like a monk.
Bense bu çatı katı dairesinde keşişler gibi çayımı yudumluyorum.
Results: 215, Time: 0.0577

Top dictionary queries

English - Turkish