SPREAD QUICKLY in Turkish translation

[spred 'kwikli]
[spred 'kwikli]
hızla yayıldı
çabuk yayıldı
çabucak yayıldı
hızlı yayılmasının

Examples of using Spread quickly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The worm spread quickly but somehow it remained unseen.
bir şekilde görünmez kaldı Gibney: Solucan çabuk yayıldı.
According to the Association for the Patients' Protection, the fire spread quickly because of a wooden cupboard in the newborn unit.
Hastaları Koruma Derneğine göre, yenidoğan ünitesindeki ahşap dolap yüzünden yangın hızla yayıldı.
The worm spread quickly until it was identified in Belarus.
bir şekilde görünmez kaldı Gibney: Solucan çabuk yayıldı.
Fueled by the media, fear and panic spread quickly fracturing and dividing the country until,
Medya ile gazlanan korku ve panik çabucak yayıldı ve sonunda ülkeyi bölüp
The worm spread quickly.
Solucan çabuk yayıldı.
Gibney: The worm spread quickly until it was identified in Belarus. but somehow it remained unseen.
Ta ki Belarusta tanınana kadar. fakat bir şekilde görünmez kaldı Gibney: Solucan çabuk yayıldı.
Broher! news spread quickly! you killed them all without mercy, as usual! not all of them!
Birader! Haberler hemen yayılmış Hepsini acımadan öldürmüşsün Her zaman ki gibi!
These new categories of disorders spread quickly in society, and terms like Borderline Personality Disorder, and Obsessive Compulsive Disorder took hold of the public imagination.
Bu yeni rahatsızlık kategorileri toplum içinde hızlı bir şekilde yayıldı. Borderline kişilik bozukluğu obsesif kompulsif bozukluk gibi terimler Kitlesel dimağda yer etti.
According to eye witnesses the fire started inside the factory… and spread quickly… 55 year-old attorney Georges Harissis was found… brutally murdered in his Athens apartment by his housekeeper.
Görgü tanığına göre yangın fabrikanın içinde başlamış… ve hızlı bir şekilde yayılmış… 55 yaşındaki avukat Georgos Harissis, Atinadaki dairesinde… hizmetçisi tarafından öldürüldü.
Fueled by the media, fear and panic spread quickly… fracturing and dividing the country until, at last, the true goal comes into view.
Medyanın da kışkırtmasıyla halk arasında korku ve panik ülkeyi parçalayarak… ve bölerek hızla yayılır, ta ki sonunda gerçek amaç gün ışığına çıkana kadar.
at last, Fueled by the media, fear and panic spread quickly, the true goal comes into view.
ülkeyi parçalayarak… ve bölerek hızla yayılır, ta ki sonunda gerçek amaç gün ışığına çıkana kadar.
The true goal comes into view. fracturing and dividing the country until, at last, Fueled by the media, fear and panic spread quickly.
Medyanın da kışkırtmasıyla halk arasında korku ve panik ülkeyi parçalayarak… ve bölerek hızla yayılır, ta ki sonunda gerçek amaç gün ışığına çıkana kadar.
at last, the true goal comes into view. Fueled by the media, fear and panic spread quickly.
panik ülkeyi parçalayarak… ve bölerek hızla yayılır, ta ki sonunda gerçek amaç gün ışığına çıkana kadar.
at last… Fueled by the media, fear and panic spread quickly… the true goal comes into view.
panik ülkeyi parçalayarak… ve bölerek hızla yayılır, ta ki sonunda gerçek amaç gün ışığına çıkana kadar.
UUCP networks spread quickly due to the lower costs involved, ability to use existing leased lines, X. 25 links or even ARPANET connections, and the lack of strict use policies compared to later networks like CSNET and Bitnet.
UUCP ağları, düşük maliyeti, mevcut hatları kullanma yeteneği, X.25 ve hatta ARPANET bağlantıları ve CSNET ve Bitnetteki gibi katı kullanım kuralları olmaması sebebiyle hızla yayıldı.
The disease spreads quickly.
False rumor sure spreads quickly.
Dedikodular hızlı yayılıyor.
The disease spreads quickly.
News like that spreads quickly.
Haberler hızlıca yayılıyor.
Wow. Word spreads quickly.
Haber çabuk yayılıyor. Vay be.
Results: 49, Time: 0.039

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish