START-UP in Turkish translation

başlangıç
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate
başlatmak
to start
to begin
to commence
girişim
entry
access
entrance
in
enter
input
admission
login
introduction
intro
start-up
bir şirket
company
corporate
corporation
firm
business
corp
yeni
new
just
newly
fresh
recently
startup
bir start-up
start-up

Examples of using Start-up in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You will be getting $4 million in start-up funding from the DNC.
Başlangıç için Demokrat Partiden 4 milyon dolar fon alacaksın.
But I will need some start-up money.
Ama başlamak için biraz para gerek.
People still need a way to raise money for their stupid start-up projects.
İnsanların aptal kuruluş projeleri için para toplamaları gerektiğini gördük.
Start-up sequence initiated.
Açılış sekansı başlatıldı.
Celebrate the start-up.
Yeni işi kutlayalım.
You know my first start-up tip? Childcare.
İlk iş kurma tüyomu biliyor musunuz? Eyvah eyvah, çocuk bakımı.
You have told me about your start-up idea over a 100 times now.
Yeni şirket fikrinden, belki yüz kere bahsettin.
There are start-up founders sitting in 2 out of 3 cabins.
Her üç şirket kurucusunun ikisi kulübede yaşıyor.
Start-up sequence initiated. Fascinating.
Büyüleyici. Açılış sekansı başlatıldı.
Fascinating. Start-up sequence initiated.
Açılış sekansı başlatıldı. Büyüleyici.
Fascinating. Start-up sequence initiated.
Büyüleyici. Açılış sekansı başlatıldı.
Start-up sequence initiated. Fascinating.
Açılış sekansı başlatıldı. Büyüleyici.
Just some stuff for a start-up that Curtis and I are trying to start up.
Sadece Curtis ve benim kuracağımız… şirket için bazı şeyler.
We're a garage start-up. It's romantic.
Biz garajda başlayanlardanız. Romantik.
Guys. We have start-up capital, a marketing department.
Beyler, başlamak için para var. Pazarlama departmanı.
Maybe he needs a start-up.
Belki de para yardımı istiyordur.
We're a garage start-up.
Biz garajda başlayanlardanız.
As you can see…[Smacks Lips] I don't need start-up.
Benim buna ihtiyacım yok. Görebileceğin gibi.
They provide hundreds of criminal enterprises all around the world with start-up loans.
Dünya çapında bir çok kriminal şirkete başlangıç kredisi sağlıyorlar.
IP and start-up ideas.
Fikri mülkiyet ve girişimlere dair.
Results: 108, Time: 0.0845

Top dictionary queries

English - Turkish