SUCCESSIVE in Turkish translation

[sək'sesiv]
[sək'sesiv]
ardışık
consecutive
successive
sequence
sequential
başarılı
success
achievement
accomplishment
prosperity
successful
to succeed
feat
excellence
birbirini izleyen
birbirini takip eden
oruç tutmalıdır
art arda gelen
peşisıra
followed
successive

Examples of using Successive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A readily available chiral starting material is manipulated through successive reactions, often using achiral reagents, to obtain the desired target molecule.
Kolayca temin edilebilen bir kiral başlangıç materyali, istenen hedef molekülü elde etmek için, çoğunlukla akiral reaktifler kullanılarak, ardışık reaksiyonlar vasıtasıyla manipüle edilir.
And so as we pull back we can see successive pages coming up to connect with their sources or with their linked contents.
Geriye çektiğimizde, kaynaklarıyla ya da bağlantılı oldukları içerikle bağlanmak üzere sayfaların peş peşe geldiğini görebiliyoruz.
The history of science has been one long series of violent brainstorms, as successive generations have come to terms with increasing levels of queerness in the universe.
Birbirini takip eden nesiller evrenin giderek artan tuhaflıkları ile uzlaştıkça, bilim tarihi, bir dizi uzun ve şiddetli beyin fırtınası ola geldi. Güneşin gökyüzünde hareket ediyor olduğundan ziyade.
Drive the gate closer to the event horizon of the black hole. might overwhelm the stabilizer rockets, I'm also concerned that two successive blasts.
Ben ayrıca iki başarılı patlamanın… dengeleyici roketleri baskı altına alacağından endişeliyim… geçidi kara deliğin ufuk çizgisine yaklaştırabilir.
subsequently racked up four successive victories between March and June of 2005.
Haziran 2005 arasında üst üste dört galibiyet kazandı.
Microsoft designed the successive desktop computer versions of Windows, Windows Vista and Windows 7, to support pen computing intrinsically.
Windows 7nin ardışık masaüstü bilgisayar sürümlerini tasarladı.
The history of science has been one long series of violent brainstorms, as successive generations have come to terms with increasing levels of queerness in the universe.
Birbirini takip eden nesiller evrenin giderek artan tuhaflıkları ile uzlaştıkça, bilim tarihi, bir dizi uzun ve şiddetli beyin fırtınası ola geldi.
Drive the Gate closer to the event horizon of the black hole. I'm also concerned that two successive blasts might overwhelm the stabilizer rockets.
Ben ayrıca iki başarılı patlamanın… dengeleyici roketleri baskı altına alacağından endişeliyim… geçidi kara deliğin ufuk çizgisine yaklaştırabilir.
must fast two successive months as a penance from Allah, and Allah is all-knowing.
kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allahtan bir tevbedir.
Strong right hand, successive three-quarter-inch incisions,
Güçlü sağ el, arka arkaya onar santimlik kesikler,
This target atom then itself becomes a projectile in the solid, and can cause successive collision events.
Bu hedef atom katı içerisinde başlı başına bir projektil olur ve başarılı çarpışma olaylarına sebeptir.
He who is unable shall fast for two successive months before they touch one another.
Buna imkan bulamayan kimse, temas etmeden önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır.
and as a result, successive victories followed.
sonuç olarak bu başarılı zaferler getirmiştir.
to Hamlet's better breath, and in the cup a jewel shall he throw, richer than that which four successive kings in Denmark's crown have worn.
bir inci atacak şarap kupasına. Arka arkaya dört Danimarka kralının tacından kalmış incilerden daha kıymetlisini.
The rules allowed you to hide your identity from the public risking the savings of thousands of innocent depositors. and take the successive actions that led to two national banks becoming insolvent.
Iki ulusal bankanın yırtılarak binlerce masum mevduat sahibinin Kimliğini kamudan saklamana ve peşisıra aksiyonlar alıp neticesinde tasarruflarını riske atmana izin veren kurallar bunlar.
Successive mergers cause a great deal of upheaval. You know our firm is undergoing many changes.
Biliyorsunuz, şirketimiz birçok değişikliği yürürlüğe koyuyor… Başarılı şirket birleşmeleri büyük çalkantılara neden olurlar.
Risking the savings of thousands of innocent depositors. The rules allowed you to hide your identity from the public and take the successive actions that led to two national banks becoming insolvent.
Iki ulusal bankanın yırtılarak binlerce masum mevduat sahibinin Kimliğini kamudan saklamana ve peşisıra aksiyonlar alıp neticesinde tasarruflarını riske atmana izin veren kurallar bunlar.
The rules allowed you to hide your identity from the public and take the successive actions that led to two national banks becoming insolvent, risking the savings of thousands of innocent depositors.
Iki ulusal bankanın yırtılarak binlerce masum mevduat sahibinin Kimliğini kamudan saklamana ve peşisıra aksiyonlar alıp neticesinde tasarruflarını riske atmana izin veren kurallar bunlar.
Finally, this was a three-page cover, never done before, and I don't think it will ever be done again-- successive pages in the front of the magazine.
Sonunda, bu önceden yapmadığım üç sayfalık bir kapak, ve bunun tekrardan yapılacağını düşünmüyorum-- derginin önündeki başarılı sayfalar.
that enhance survival and reproduction become more common in successive generations of a population.
geliştiren genetik mutasyonların bir popülasyonun birbirlerini izleyen nesilleri içinde daha sık ve yaygın olarak görülmeye başlaması sürecine verilen isimdir.
Results: 106, Time: 0.0711

Top dictionary queries

English - Turkish