TAILORED in Turkish translation

['teiləd]
['teiləd]
terzi
tailor
seamstress
dressmaker
sartorial
özel dikim
bespoke
tailored
custom-tailored
custom-made
terziden
tailor
seamstress
dressmaker
sartorial

Examples of using Tailored in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
An invisible chemical compound tailored to each subject.
Görünmez bir kimyasal bileşik; her özneye özel.
Very well tailored.
Çok iyi dikilmiş.
And so I love a beautifully tailored garment on a woman's waist.
Bir kadının beline tam oturan, güzel dikilmiş giysileri çok severim.
The theme for this week's runway show is impeccable, tailored to perfection.
Bu hafta podyum şovunun teması, kusursuz, mükemmel dikilmiş.
Crafted impeccably tailored suits.
Kusursuz takım elbiseler diktiler.
expensive watches, tailored suits and more,
pahalı saatler, terzi yapımı takım elbiseler,
Cargo shorts may be a similar length but are typically baggy or less"tailored" than Bermuda shorts and more typical of West Coast American fashion.
Şortlar buna benzer bir uzunlukta olabilir, ancak genellikle Bermuda şortlarına göre daha havalı veya daha'' terzi yapımı'' dır.
In your designer heels and tailored dresses, I mean… look at this property, Mrs. Underwood.
Özel tasarım ayakkabılarınız ve terziden çıkmış kıyafetleriniz, yani şu mülke bir bakın Bayan Underwood.
That's supposed to be like a tailored jacket, but I'm gonna hand-print it with newspaper headlines.
Özel yapım ceket gibi olacak ama üstüne gazete başlıkları yapıştıracağım.
He tailored clothing for people all his life But he himself was never able to wear a good pair.
O hayatı boyunca insanlar için kıyafet dikti, ama kendisi asla kaliteli birşeyler giyemedi.
Nicely tailored for the happy, modern stepfamily. Just some hybrid oedipal, Electra complex.
Mutlu olmak için güzel uyarlanmış modern üvey aile. Sadece biraz melez Oedipus kompleksi, Electra kompleks.
Just some hybrid oedipal, Electra complex, nicely tailored for the happy, modern stepfamily.
Mutlu olmak için güzel uyarlanmış modern üvey aile. Sadece biraz melez Oedipus kompleksi, Electra kompleks.
Tailored clothes meant people who originated in the tropics could now venture further north than any humans before.
Uyarlanmış elbise, tropik kökenli insanların, daha önce hiç bir insanın yapamadığı kadar kuzeyi göze alabilmeleri anlamına geliyordu.
Arianespace markets Vega as a launch system tailored for missions to polar and sun-synchronous orbits.
Arianespace şirketi Vegayı, kutupsal ve Güneş eşzamanlı yörüngelere gidecek olan görevler için uyarlanmış bir fırlatma sistemi olarak pazarlamaktadır.
instead software was written from scratch, tailored to the embedded environment.
bunun yerine yazılım gömülü ortama uyarlanmış sıfırdan yazılmıştır.
I want to find the perfect one tailored to your revenge on your parents.
Mükemmel olanı bulmak istiyorum. Ailenden alacağın intikama uygun olmalı.
A reward? A reward tailored for a man of your particular tastes and desires.
Belirli zevklerinize ve arzularınıza Bir ödül? göre bir adam için hazırlanmış bir ödül.
A reward tailored for a man of your particular tastes and desires. A reward?
Belirli zevklerinize ve arzularınıza Bir ödül? göre bir adam için hazırlanmış bir ödül?
A reward? of your particular tastes and desires. A reward tailored for a man.
Belirli zevklerinize ve arzularınıza Bir ödül? göre bir adam için hazırlanmış bir ödül.
marble countertops, expensive watches, tailored suits.
pahalı saatler, terzi yapımı takım elbiseler, paslanmaz çelik ev aletleri, fazlası, daha fazlası ve çok daha fazlası.
Results: 52, Time: 0.0382

Top dictionary queries

English - Turkish