THEIR EARS in Turkish translation

[ðeər iəz]
[ðeər iəz]
onların kulakları
those ear
onların kulaklarına
those ear
kendisi için iyi olur şimdi kulaklarını

Examples of using Their ears in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Weapons… All these years I have struggled alone, whispering into their ears ideas, inspiration for formulas.
Kulaklarına fısıldadım. Fikirler, formüller ve silahlar için… ilham verdim.
the first shoe and the second, where the downstairs neighbor would cover their ears.
ikinci ayakkabı arasında bir duraksama olur alt kattaki komşular da kulaklarını kapatıp.
We put a veil over their hearts so that they cannot understand it. We deafen their ears.
Ve kalblerinin üzerine, Kurânı anlamalarına engel perdeler geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz.
They cover their ears for fear of thunder and death.
ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar.
Get their ear.
Onlara kulak verin.
But they hearkened not, nor inclined their ear, but walked in the counsels and in the imagination of their evil heart,
Ne var ki, dinlemediler, kulak asmadılar; kendi isteklerinin, kötü yüreklerinin inadı doğrultusunda yürüdüler.
Delgros knew I had their ear, so he offered me money to push things through.
Delgros, ben onların kulağı vardı biliyordum o bana para teklif etti şeyler üzerinden itmek.
Pull their ears?
Kulaklarını mı çekeceksin?
It hurts their ears.
Kulaklarına zarar veriyor.
Their ears are very sensitive.
Kulakları çok hassas.
The customers block their ears.
Müşteriler kulaklarını tıkıyorlar.
They cut off their ears?
Kulaklarını mı kesmişler?
Anyone else hiding their ears?
Başka kulağını gizleyen biri var mı?
Their ears, fingers, their eyes.
Kulaklarını, parmaklarını gözlerini.
Block their ears, close their eyes.
Kulaklarını tıka, gözlerini kapat.
She put tampons in their ears.
Çocukların kulaklarına tampon takıyor.
Deaf people hate their ears, see?
Sağır insanlar kulaklarından nefret eder, gördün?
Torturing 10-year-olds, cutting off their ears.
Yaşındaki çocuğa işkence yapmak, kulaklarını kesmek.
The customers stuff cheese in their ears.
Müşteriler kulaklarına peynir tıkıyorlar.
They never cover their ears, either.
Hiç kulaklarını da kapatmazlar.
Results: 1204, Time: 0.0471

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish