THEY SEPARATED in Turkish translation

[ðei 'sepəreitid]
[ðei 'sepəreitid]
ayrıldılar
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayırdılar
separate
apart
part
to break up
take
to distinguish
to shred
split
to devote
to divide
ayrılmışlar
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrıldı
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrılmış
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart

Examples of using They separated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They separated at the West 57th Street Station.
Batı 57. Cadde istasyonunda ayrılmışlar.
They separated when I was very little.
Ben çok küçükken ayrıldılar.
They separated a long ago.
Uzun süre önce ayrıldılar.
It's working. They separated.
İşe yarıyor. Ayrıldılar.
Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.
Tell me why they separated!
Neden ayrıldıklarını söyle!
And then they separated us and… that's when I lost her.
Müttefiklerimiz bizi ayırdı ve sonra da onu kaybettim.
Then suddenly, 25 million years after they separated, India more than doubled its speed.
Ayrılmadan 25 milyon yıl sonra aniden Hindistanın hızı iki katına çıkar.
He asked me how long my parents had been married before they separated.
Bana annem babam ayrılmadan önce ne kadardır evli olduklarını sordu.
Takara, it was to take Takara to Florida. When they separated Kasatka and.
Birbirlerinden ayrılmazlardı. Kasatkayla Takarayı ayırdıklarında… Takarayla Floridada ben ilgilendim.
I mean, Em was 11, I was 9 when they separated.
Demek istediğim, ayrıldıklarında Em 11 yaşındaydı, ben 9 yaşındaydım.
Do you know why they separated?
Neden ayrıldıklarını biliyor musun?
No. How old were you when they separated?
Ayrıldıklarında kaç yaşındaydın?- Hayır?
They separated in 1995.
Fakat 1995 yılında ayrılmışlardır.
They separated, though nothing forced them.
Boğazlarına bir yumruk tıkandı; oysa onları ayrılmaya zorlayan bir şey yoktu.
Look they separated.
They separated her mother to the left-hand side.
Annesini ayırarak sol tarafa götürmüşlerdi.
Why do you suppose they separated?
Neden onlar ayrılmış olabilir ki?
They separated two hours after the marriage.
Dügünden 2 saat sonra ayrïlmïslar.
They separated, though nothing forced them.
Oysa onları ayrılmaya zorlayan bir şey yoktu.
Results: 63, Time: 0.039

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish