VARIOUS THINGS in Turkish translation

['veəriəs θiŋz]
['veəriəs θiŋz]
çeşitli şeyler
çeşitli şeyleri
muhtelif şeyler
değişik şeyler
different things

Examples of using Various things in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You are probably wondering why you cannot IM with your little friends about how much you"heart" various things.
O küçük arkadaşlarınla çeşitli şeyleri ne kadar sevdiğini belirtmek için neden mesajlaşamadığını merak ediyorsundur.
Nitrates and various things that we use in our modern propulsion are found in abundance.
Bizimde modern anlamda itici gücümüz olan; bolca bulunan, nitratlar ve çeşitli şeyler.
Now, we accept the fact there's a period you don't remember in which you have done various things, but I don't believe that you killed Rinditch.
Şimdi, anımsamadığın bir dönem olduğunu kabul ediyoruz. Bu sırada çeşitli şeyler yapmışsın, fakat Rinditchi senin öldürdüğüne inanmıyorum.
he also created this whole mythology about Ben Hogan and various things.
Ben Hogan hakkındaki bu bütün mitolojiyi ve çeşitli şeyleri yarattı.
Are you talking about the"mountain" of trash that has been created by people throwing away various things?
İnsanların çeşitli şeylerini. atarak oluşturdukları çöp dağından mı bahsediyorsunuz?
There was a large pile of trash that had collected by the plant where people would come to throw away various things.
Fabrika tarafından toplanan büyük bir çöp yığını vardı. İnsanlar buraya gelip çeşitli şeylerini atarlardı.
Now, all across the country, we are receiving reports that various things are disappearing.
Şu an, ülke genelinde, çeşitli şeylerin yok olduğuna dair raporlar alıyoruz.
weakness and overcharges them for the various things that it offers.
verdikleri çeşitli hizmetler için onları soyup soğana çevirdiğinden de bahsetmeyeceğiz. Bu konudan bahsediyor olmayacağız.
But that sure started me thinking about various things, and immediately, we began making a solar-powered plane because we felt solar power was going to be so important for the country
Fakat bu olaylar bazı şeyler hakkında düşünmemi sağladı, ve hemen güneş enerjili bir uçak yapmaya başladık çünkü ilerde güneş enerjisinin, ülke ve dünya için çok önemli olacağını hissettik.
in terms of effect on land and various things, is almost in a class of its own.
bu yüzden olumsuzlarla başedebilirsen, bunlar esasen radyasyon, kapladığı alan, ve potansiyeli, toprak ve değişik şeyler üzerindeki etkisi açısından, kendi başına bir sınıfta değerlendirilebilir.
We talked about various things.
Çeşitli şeyler hakkında konuştuk.
Tom and I talked about various things.
Tom ve ben çeşitli şeyler hakkında konuştuk.
Tonight he accused me of various things.
Bu akşam beni birçok şeyle itham etti.
I don't know. Various things.
Bir çok sey. Bilmiyorum.
These are for various things I can do for you.
Senin için yapabileceğim farklı şeyler içeriyor.
Yeah, we visited the better part of an hour about various things.
Evet, çeşitli şeyler ve insanlar için daha iyi bir saatte ziyaret yaptık.
Just reviewing where we're going with various things. Really meaningful meeting.
Çok anlamlı bir görüşme oldu… çeşitli şeylerde nereye gittiğimizi gözden geçirdik.
I want to talk about various things and be able to understand more.
Birçok şey hakkında konuşmak ve çok daha fazla anlamak istiyorum.
Really meaningful meeting, um… just reviewing where we're going with various things.
Çok anlamlı bir görüşme oldu… çeşitli şeylerde nereye gittiğimizi gözden geçirdik.
Since I'm also interested in various things, I'm excited to be here.
Değişik şeylerle ilgilenmeyi sevdiğim için burada olmaktan çok mutluyum.
Results: 182, Time: 0.0493

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish