WARNED ME in Turkish translation

[wɔːnd miː]
[wɔːnd miː]
beni uyarırdı
beni uyarmadı
beni uyardığı

Examples of using Warned me in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Years ago, Judson warned me that a war was coming.
Yıllar önce, Judson savaşın yaklaştığına dair beni uyarmıştı.
General Hammond warned me people might be less than enthusiastic about this.
General Hammond etraftaki insanların bu konuda pek de hevesli olmayacakları konusunda beni uyardı.
Zed warned me that our relationship was not in the best interests of men-tel.
Zed, ilişkimizin Men-Telin çıkarlarına aykırı olduğu konusunda beni uyarmıştı.
I didn't listen. Everyone warned me, but.
Ben dinlemedim. Herkes beni uyardı, ama.
True. Besides, my father warned me about being a lawyer.
Doğru. Ayrıca, babam avukat olmam konusunda beni uyardı.
True. Besides, my father warned me about being a lawyer.
Doğru. Ayrıca, avukat olma konusunda babam beni uyarmıştı.
My brother, Alan, warned me not to go out with you tonight.
Kardeşim Alan. seninle bu gece çıkmamam için beni uyardı.
You warned me.
Sen beni uyarmış oldun.
You warned me, and I didn't listen.
Beni uyardın ama seni dinlemedim.
You warned me.
Beni uyardın ama seni dinlemedim.
You warned me. My daddy warned me when I was 13.
Yaşımdayken babam uyarmıştı beni. Sen uyarmıştın..
Everybody warned me.
Beni uyarmışlardı.
A lot of guys warned me you were a pain in the ass.
Beni uyarmışlardı. Zor biri olduğun konusunda.
They warned me. They said,"He's black.
Beni uyardılar. O siyah,'' dediler.
You warned me often enough.
Siz beni uyarmıştınız.
The other girls warned me about him.
Diğer kızlar onun hakkında beni uyarmışlardı.
James' girl warned me.
Jamesin kız arkadaşı uyardı beni.
Abby warned me about you.
Abby senin hakkında uyarmıştı beni.
I just wish it would have warned me about this.
Keşke bu konuda da beni uyarmış olsalardı.
Old man warned me about you.
Yaşlı adam seninle ilgili uyarmıştı beni.
Results: 314, Time: 0.0351

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish