WERE EATING in Turkish translation

[w3ːr 'iːtiŋ]
[w3ːr 'iːtiŋ]
yiyor
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
gagaladığını
pecking
yerdin
yiyordu
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
yediği
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
yediğini
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining

Examples of using Were eating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You were eating some of the raisins.
Sen de biraz kuru üzüm yiyordun.
Instead of explaining these people, you were eating peanuts?
Ve sen? İnsanları açıklama yerine yerdeki fıstıkları yiyorsun?
These people weren't eating dogs, they were eating cats.
Bu insanlar köpek yemiyordu. onlar kedi yiyordu. ve kedi değil onlar sıçan yiyorlardı.
Two cannibals were eating a clown.
İki yamyam bir lağımcıyı yiyorlarmış.
You were eating a… bowl of cereal?
Bir kase mısır gevreği mi yiyordun?
Bills were eating me up.
Masrafı beni yiyip bitiriyordu.
He said to the disciples…"People were eating and drinking.
Havarilerine dedi ki:'' İnsanlar yiyorlardı, içiyorlardı.
The rabids that were eating people's brains during the Rising.
Diriliş sırasında insanların beynini yiyen kuduzlardı.
We were eating pizza.
Biz pizza yiyorduk.
Up on Tamskaya Avenue, the pigs were eating, drinking and dancing.
Tamskaya Caddesinde domuzlar yiyip içip eğleniyorlardı.
It seems his goats were eating berries, from an unfamiliar bush.
Görünüşe göre, keçileri, tanımadığı bir çalılıktan küçük meyveler yemişler.
We were eating a sandwich.
Biz bir sandviç yiyorduk.
Just about then we were eating snails in the woods.
O sıralar biz ormanda salyangoz yiyorduk.
The hungry birds were eating from the bird feeder.
Aç kuşlar kuş besleyiciden yiyorlardı.
The rabbits were eating her corn.
Tavşanlar, mısırını yiyorlardı.
Up on Tamskaya Avenue, the pigs were eating, drinking and dancing.
Tamskaya Çaddesinde domuzlar yiyip içip eğleniyorlardı.
Marge and me and Rothstein were eating pizza.
Marge, ben ve Rothstein pizzayı yerken.
Marge and me and Rothstein were eating pizza.
Marge, ben ve Rothstein pizza yiyorduk.
An enormous beast! When I saw them last, they were eating venison.
Onları son gördüğümde kocaman bir geyiği yemekle meşguldüler.
When I saw them last they were eating venison, an enormous beast.
Onları son gördüğümde kocaman bir geyiği yemekle meşguldüler.
Results: 219, Time: 0.051

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish