WERE REAL in Turkish translation

[w3ːr riəl]
[w3ːr riəl]
gerçekti
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
gerçekten çok
really
real
truly
indeed
actually
's really very
terribly
hakiki
real
genuine
dürüsttü
honest
straight
fair
decent
truthful
frank
righteous
properly
upstanding
integrity
gerçek
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
gerçekmiş
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
gerçekse
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
hakiki olmadığına

Examples of using Were real in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yes, well, rather. I always used to wonder if they were real.
Her zaman gerçek olan şeyleri tercih ederim. Evet, bazen.
Why don't all Muslims do it? If temporary marriages were real.
Geçici evlilikler gerçekse, niye her Müslüman yapmıyor?
When I came back… all the things I could see were real. I knew.
Geri döndüğümde… anladım ki… görebildiğim her şey gerçekti.
If they were real. Well, rather. I always wondered.
Her zaman gerçek olan şeyleri tercih ederim. Evet, bazen.
You were talking like they were real.
Sanki onlar gerçekmiş gibi konuşuyordun.
If temporary marriages were real.
Geçici evlilikler gerçekse.
Well, rather. I always wondered if they were real.
Her zaman gerçek olan şeyleri tercih ederim.
Come on, if Pineapplehead were real.
Haydi, eğer… Ananas kafası gerçekmiş.
You know, if these were real, I would rip you to shreds.
Biliyor musun eğer bu gerçekse, seni parçalarım.
It would be better if it were real, instead of a strategy.
Gerçek olsa daha iyi olurdu. Bir stratejiden ziyade.
Those plans were real.
O planlar gerçekmiş.
Because I thought his fairy tales were real. He used to be..
Çünkü onun peri masallarını gerçek sanıyordum. Öyleydi, eskiden.
Oh, my God. Those plans were real.
Aman Tanrım. O planlar gerçekmiş.
His fairy tales were real. He used to be, because I thought.
Çünkü onun peri masallarını gerçek sanıyordum. Öyleydi, eskiden.
Those plans were real. My God.
Aman Tanrım. O planlar gerçekmiş.
If ghosts were real, it wouldn't matter when you looked for them?
Hayaletler gerçek olsaydı, bunların önemi olmazdı. Ne zaman sen onları gördünki?
I'm sorry, OK? Were real.
Üzgünüm, tamam mı?- Gerçekmiş.
I didn't even know spies were real until I was recruited.
İşe alınana kadar casusların gerçek olduğunu bilmezdim.
Radiation. The signs were real.
Radyasyon. Tabelalar gerçekmiş.
But… p|ease believe me… my feelings for you were real. I'm sorry.
Üzgünüm. Ama bana inanmalısın, senin için hissettiklerim gerçek.
Results: 344, Time: 0.0532

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish