WHINING in Turkish translation

['wainiŋ]
['wainiŋ]
mızmızlanmayı
whining
bitching
mızmız
whiny
crybaby
grouchy
fussy
whining
mawkish
sourpuss
moaning
picky
whimpering
zırlayarak
whining
ağlamayı
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo
mızırdanma
mızıldanıyorum
zırıldamayı
mızmızlanmak
whining
bitching
mızmızlanmaya
whining
bitching
sızlanmaya
mızmızlanan
whiny
crybaby
grouchy
fussy
whining
mawkish
sourpuss
moaning
picky
whimpering
mızmızlanma
whining
bitching
zırlamak
whining
mızmızlanıyorlar
whiny
crybaby
grouchy
fussy
whining
mawkish
sourpuss
moaning
picky
whimpering
mızmızlanıyor
whiny
crybaby
grouchy
fussy
whining
mawkish
sourpuss
moaning
picky
whimpering
zırlıyor
whining
ağlamak
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo

Examples of using Whining in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Since you're not complaining and whining, you're no fun at all.
Sen şikayet ve sızlanan değil yana, Sen hiç eğlenceli.
You stop that whining, or I will give you something to whine about!- Daddy!
Baba! Kes ağlamayı yoksa seni bir güzel pataklarım!
And tell them what you told me. Okay, stop whining.
Mızmızlanmayı bırak da bana dediğini söyle onlara.
Pandora, please. Stop whining.
Sızlanmayı kes. Pandora, lütfen.
Stop whining!
Kes zırıldamayı!
All I hear is your selfish, whining tantrums.
Bütün duyduğum senin bencil ve mızmız huysuzlukların.
Well, there is a difference between sharing and whining.
Şey, paylaşmak ve mızmızlanmak arasında bir fark vardır.
Paging all personnel, visitors, the whining, the wounded and dying.
Tüm personelin, ziyaretçilerin, sızlanan yaralı ve ölmekte olan hastaların dikkatine.
Stop whining. Stop it!
Mızmızlanmayı bırak! Kes şunu!
You're an annoying, whining man-child.
Sen sinir bozucu, mızmız bir ekek çocuksun.
Take 10 minutes, cure the guy, and stop whining.
Dakikan var, adamı tedavi et, ve sızlanmayı bırak.
No whining, no snarky comments.
Sızlanmak, yorum yapmak yok.
No whining.
Mızmızlanmak yok.
Always whining, and being British.
Her zaman sızlanan ve İngiliz olmak.
His friends would say Stop whining.
Arkadaşları ağlamayı kes derdi.
Harper, stop whining and keep walking.
Mızmızlanmayı bırak ve yürümeye devam et Harper.
But you'renothin'but a self-centred, whining' piece of shit.
Ama sen bencil, mızmız boktan herifin tekiymişsin.
Skinning is one thing, but stealing… oh, stop whining.
Derilerini yüzmek neyse… Oh, sızlanmayı bırak. ama çalmak.
Well, then, let's see some action instead of all of this whining.
O zaman, sızlanmak yerine harekete geçelim.
Don't start whining now, you idiot.
Mızmızlanmaya başlama şimdi, aptal.
Results: 358, Time: 0.0916

Top dictionary queries

English - Turkish