WILDLINGS in Turkish translation

yabaniler
wild
savage
yabanıllar
wildling
of the field
wild
and
yabanılların
wildling
of the field
wild
and
yabanıllarla
wildling
of the field
wild
and
yabanilerle
wild
savage
yabani
wild
savage
yabanilerin
wild
savage
yabanıllardan
wildling
of the field
wild
and

Examples of using Wildlings in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
House Glover will not abandon its ancestral home to fight alongside wildlings.
Glover Hanesi, Yabanilerin yanında savaşmak için atadan kalma evini terk etmeyecek.
A lot of wildlings fight with a weapon in each hand.
Yabanılların çoğu iki elde iki silahla dövüşür.
Now the wildlings we're looking for sleep during the day and hunt at night.
Şimdi aradığımız yabaniler… gündüz vakti uyur, gece avlanırlar.
Sleep during the day and hunt at night. Now the wildlings we're looking for.
Şimdi aradığımız yabanıllar… gündüz uyur, gece avlanırlar.
How many wildlings have joined him?
Kaç yabani ona katıldı?
Tell her I died fighting the wildlings.
Yabanilerle savaşırken öldüğümü söyle.
I have never seen wildlings do a thing like this.
Yabanilerin hiç böyle bir şey yaptıklarını görmemiştim.
You told us there were wildlings south of the Wall.
Surun güneyinde yabanılların olduğunu söyledin.
All the wildlings.- Don't let them send us away.
Bütün yabanıllardan.- Bizi yollamalarına izin verme.
And led us to victory against the wildlings.
Ve bizi yabanıllar karşısında zafere taşıdı.
Our orders were to track the wildlings.
Bize yabanilerin izlerini sürmemiz emredildi.
That's why they're called"wildlings.
Bu yüzden onlara yabani'' deniyor ya.
I thought we were coming north to fight wildlings.
Kuzeye yabanilerle savaşmaya geldiğimizi sanıyordum.
To march in your army? Your Grace, you want the wildlings.
Majesteleri, yabanılların ordunuza katılmasını mı istiyorsunuz?
Don't let them send us away. All the wildlings.
Bütün yabanıllardan.- Bizi yollamalarına izin verme.
Wildlings killed my mum and dad.
Yabaniler annemle babamı öldürdü.
Wildlings killed my mum and dad.
Yabanıllar annemi ve babamı öldürdü.
I have never seen wildlings do a thing like this.
Yabanilerin hiç böyle bir sey yaptiklarini görmemistim.
I thought we were coming north to fight wildlings.
Kuzeye yabanilerle savasmaya geldigimizi saniyordum.
You can't get 50 wildlings together before they start killing each other.
Birbirlerini oldurmeye baslamadan 50 yabani bile bir araya gelmez.
Results: 173, Time: 0.0414

Top dictionary queries

English - Turkish