WILL AVAIL in Turkish translation

[wil ə'veil]
[wil ə'veil]
fayda vermez
kurtaramadı
couldn't save
didn't save
he defend himself
availed
was helpless
were unable to save
could not revive

Examples of using Will avail in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
their(numerous) progeny will avail them aught against Allah: They are themselves but fuel for the Fire.
evlatları Allah huzurunda kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar cehennnemin yakıtıdır.
Before them is Hell; naught will avail them of that which they earned, nor those whom they took for patrons beside Allah.
Ötelerinde de cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allahı bırakıp edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez.
neither their wealth nor their children will avail them anything against God.
Allaha karşı onlara bir şey sağlamaz.
if the Beneficent should wish me any harm, their intercession will avail me naught, nor can they save?
bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar?
their intercession will avail me naught, nor can they save?
bana hiçbir fayda veremeyeceği gibi onlar, beni kurtaramazlar da?
So no intercession will avail them.
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
The Day whereon neither wealth nor sons will avail.
O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!
The Day whereon neither wealth nor sons will avail.
Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar.
The Day whereon neither wealth nor sons will avail.
O gün, ne mal fayda verir ne de evlat.
The Day whereon neither wealth nor sons will avail.
O gün ki, ne mal, ne de oğullar yarar vermez.
Neither his wealth nor his gains will avail him.
Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.
The Day whereon neither wealth nor sons will avail.
O günde ki ne mal fayda verir o gün, ne evlat.
The day when neither wealth nor children will avail.
O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.
Neither his wealth nor his gains will avail him!
Ona ne malı, ne de yaptığı işler fayda verdi!
The mediation of no mediators will avail them then.
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
Neither their wealth nor children will avail them against God.
Ne malları, ne çocukları onlara Allaha karşı hiçbir şeyle yarar sağlamaz.
The mediation of no mediators will avail them then.
Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.
The Day whereon neither wealth nor sons will avail.
O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.
Neither their wealth nor children will avail them against God.
Onların ne malları, ne de evlatları, kendilerinden, Allahdan hiçbir şey savamaz.
Neither their wealth nor children will avail them against God.
Malları ve çocukları, onlara, Allah katında bir fayda sağlamaz.
Results: 1006, Time: 0.0569

Will avail in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish