WILL BE ON in Turkish translation

[wil biː ɒn]
[wil biː ɒn]
üzerinde olacak
on
will be on
are gonna be on
shall have
there's going to be
tarafta olacak
üzerine olacak
will be on
olacak
will be
will
is gonna be
gonna
is going to be
will happen
's gonna happen
üstünde olacak
üzerinizde olacak
açık olacak
will be open
will be clear
open
clear
gonna be open
gonna be clear
will be suggestible
is
it's going to be open
ekranlarda olacak

Examples of using Will be on in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
indeed the entire world, will be on you tonight.
bu gece senin üstünde olacak.
of the main page. You can configure what will be on this page in the below fields.
Aşağıdaki alanlar içinde bu sayfa üzerinde olacak ne varsa yapılandırabilirsiniz.
I should remind you that if you want to see more of it, Sam Donaldson will be on duty at 8:00 eastern time. and some of it has been fantastic from around the world.
Tekrar hatırlatıyorum… Dünyanın dört bir köşesinden gelen… inanılmaz görüntüleri tekrar izlemek isterseniz… Sam Donaldson doğu saatiyle 8de ekranlarda olacak.
Sam Donaldson will be on duty at 8:00 eastern time. and some of it has been fantastic from around the world, I should remind you that if you want to see more of it.
Tekrar hatırlatıyorum… Dünyanın dört bir köşesinden gelen… inanılmaz görüntüleri tekrar izlemek isterseniz… Sam Donaldson doğu saatiyle 8de ekranlarda olacak.
and their planes will be on us before we got back.
biz geri dönmeden onların uçakları üzerimizde olacak.
You can be rest assured that my team and i will be on him. and if panzer looks like a good unsub for us.
Dava dosyalarına bakacağım ve… Panzer bizim görüşümüze göre de tehlikeli ise… benim ve ekibimin gözü üzerinde olacak, emin olabilirsiniz.
We have been studying the Declaration of Independence so that's a good clue on what the quiz will be on.
Bu da size sınavın neyle ilgili olabileceğine dair ipucu olsun.
act with impunity because every- the world's eyes will be on on the Middle East and not on Hungary.
tüm gözler Orta Doğuda olacak Macaristanda değil. Bu nedenle kızgındılar.
Three- if, for whatever reason, this happens in the future, it doesn't matter what you do or what you say, you will be doing it in public- because that's the stage I will be on.
Üç. Ne sebeple olursa olsun ileride bu olursa ne yaptığınız ya da söylediğiniz fark etmeksizin halka açık şekilde yapacaksınız, çünkü bu benim yer alacağım aşama olacak.
I will be on there.
Beni göreceksiniz.
I will be on set.
Ben sete gidiyorum.
I will be on land.
Ben karada olacağım.
Will be on national television.
Ulusal televizyonda olacak.
My cell will be on.
Cep telefonum açık olacak.
My phone will be on.
Telefonum açık olacak.
This will be on TV.
Bu TVde yayınlanacak.
All eyes will be on Bly at tomorrow's Toronto Grand Prix.
Yarınki Toronto Grand Prixinde herkesin gözü Blyın üzerinde olacak.
General Trimble, commanding Pender's division, will be on the left.
General Trimble, Penderin birliği sol tarafta olacak.
It's-it's a farewell for Leonard, so all the attention will be on him.
Leonarda veda partisi. Tüm ilgi onun üzerinde olacak.
My presentation will be on the very particular subject of how to prepare restaurant-quality French toast.
Sunumum, restoran kalitesinde Fransız yumurtalı ekmeğinin tarifi gibi özel bir konu üzerine olacak.
Results: 836537, Time: 0.0831

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish