WILL CREATE in Turkish translation

[wil kriː'eit]
[wil kriː'eit]
yaratacak
work
to be useful
yaratsın
to create
to make
the creation
building
invent
generating
yaratacağım
work
to be useful
yaratır
work
to be useful
yaratacaktır
work
to be useful
oluşturacaktır
yaratması
to create
to make
the creation
building
invent
generating

Examples of using Will create in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That will create a threat to the peace and security of other planets.
Bu, diğer gezegenlerin barış ve güvenliği için bir tehdit oluşturacaktır.
Her absence will create an imbalance.
Yokluğu fazladan bir dengesizlik yaratacaktır.
If we put enough strong magnets inside, it will create a palpable magnetic field.
Eğer içine yeterli güçte mıknatıs koyarsak bu belirgin bir manyetik alan oluşturur.
The nanoprobes will create new interlink nodes in your left hemisphere.
Bu nanosondalar sol yarıkürenizde yeni bağlanma düğümleri oluşturacak.
That will create a splendid impression.
Bu harika bir izlenim yaratır.
Her absence will create an additional imbalance.
Yokluğu fazladan bir dengesizlik yaratacaktır.
You will create total chaos.
Bu tam bir kaos yaratır.
Captain, that will create a lot of friction.
Kaptan, bu durum epeyce sürtünme yaratacaktır.
It will create total chaos.
Bu toplu bir karışıklık yaratır.
It will create a tidal wave through London.
Bu Londra üzerinde gelgitsel bir dalga yaratacaktır.
It will create total chaos.
Bu tam bir kaos yaratır.
Small square ones will create short straight openings.
Küçük kare olanlar kısa düz açıklıklar yaratacaktır.
It will create a panic.
Bu da panik yaratır.
We will create a utopia!
Ütopyayı yaratacağız biz!
You will create for me a new line of Chef Skinner frozen foods.
Sen yaratıcılığını Şef Skinerın donmuş gıdaları için kullanacaksın.
No. That will create panic… and alert Ezequiel above.
Hayır. Sadece panik yaratıp… Ezequiel in haberinin olmasını sağlar.
That will create panic… and alert Ezequiel above.- No.
Hayır. Sadece panik yaratıp… Ezequiel in haberinin olmasını sağlar.
I feel confident our situation will create a strong sympathy vote for us.
Sempati yaratacağından eminim. Durumumuzun güçlü bir.
I got this. I will create a distraction.
Şaşkınlık yaratayım. Bende bu var.
That will create panic and alert Ezequiel above.
Sadece panik yaratıp Ezequiel in haberinin olmasını sağlar.
Results: 284, Time: 0.0488

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish