WILL NOT KILL in Turkish translation

[wil nɒt kil]
[wil nɒt kil]
öldürmeyeceğim
to kill
murder
öldürürüm
to die
death
dead
killed
öldürmez
to kill
murder
öldürmeyecek
to kill
murder
öldürmem
to kill
murder

Examples of using Will not kill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Try! Perhaps I will not kill you.
Dene. Belki seni öldürmem.
Try! Perhaps I will not kill you.
Dene! Muhtemelen seni öldürmeyeceğim.
And he will not kill you only.
Ve o sadece seni öldürmeyecek.
I will not kill you.
Konuşursan seni öldürmeyeceğim.
The actual DVD will not kill me, Esposito.
Gerçek DVD beni öldürmeyecek, Esposito.
Speak. I will not kill you.
Konuş. Seni öldürmeyeceğim.
And I, in return, will not kill you.
Bunun karşılığında, bende seni öldürmeyeceğim.
Can you be sure that Shaolin monks won't kill?
Şaolin rahiplerinin öldürmeyeceğine emin olabilir misin?
You will not kill him, I will kill him.
Sen onu öldüremezsin, Ben öldüreceğim..
The only person these guys won't kill… is me.
Bu adamların öldürmeyeceği tek kişi benim.
You will not kill me… because I am your mother.
Beni öldürmeyeceksin, çtınkü ben senin annenim Beni öldürmeyeceksin, çtınkü ben senin annenim.
You will not Kill him, he is my prey. No!
Hayır! Onu sen öldürmeyeceksin, o benim avım!
You give me the rest of your jewelry, and I will not kill your mother.
Bana mücevherlerinin geri kalanını ver, ben de anneni öldürmeyeyim.
Your mother- will not kill the president if it means killing you, too.
Eğer bu, senin ölümüne de neden olacaksa Annen Başkanı öldürmeyecektir.
Americans will not kill women and children.
Amerikalılar kadınları ve çocukları öldürmeyecektir.
You will not kill me.
Sen, beni öldürmeyeceksin.
I will not kill him.
Onu ben öldürmedim.
The Scarrans will not kill her.
Skarralılar onu öldürmeyecektir.
Your poison will not kill me slowly.
Zehrin beni yavaş yavaş öldüremeyecek.
They will not kill her until they have got the goods.
Onu malı alıncaya kadar öldürmeyeceklerdir.
Results: 66, Time: 0.0451

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish