WORK SCHEDULE in Turkish translation

[w3ːk 'ʃedjuːl]
[w3ːk 'ʃedjuːl]
iş programını
çalışma programını
çalışma saatlerimi
iş takvimi
iş programımı

Examples of using Work schedule in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah. He wanted to know about your work schedule, when you left, when you came home.
Evet, senin iş programını öğrenmek istedi… ne zaman eve gelirsin, ne zaman evden çıkarsın.
I don't want to disappoint Claire, but I don't control my work schedule.
Elbette mezuniyet töreninde orada olmak istiyorum. Clairei hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum. Ama iş programımı ayarlayamam.
Before we start harassing her about your work schedule? Sweetie, why don't we let Kim deliver her baby?
İş programınla ilgili taciz etmeden önce Kimin bir doğurmasına izin versek mi?
I mean, between the kids and the band now and your work schedule, I feel like we never get this kind of time for ourselves.
Yani, ben çocuklar ve müzik grubunun arasında kaldım ve sizin çalışma saatleriniz yoğun, bana sanki hiç kendimize bu tarz vakit ayıramıyormuşuz gibi geliyor.
Work schedule on her computer has her catering a Thanksgiving event tonight. Where? Still working on it.
Bilgisayarındaki iş programına göre bu akşam şükran günü etkinliğinde yiyecek servisinde çalışacak.
Do you understand that I was going to change my entire work schedule weeks ago for you?
Haftalar önce bütün çalışma planımı senin için değiştirecek olduğumu anlıyor musun?
Because he had the bad habit of waking people at 2 a.m., as he was an insomniac, to discuss the next day's work schedule.
Zira kendisi biraz uykusuzluk çektiğinden,… insanları ertesi günün çalışma planını tartışmak için sabahın ikisinde uyandırmayı adet edinmişti.
Our work schedules, our cultures, her adorably broken english.
Çalışma zamanlarımız, kültürlerimiz, onun tapılısıca bozuk İngilizcesi.
It makes it hard to make a working schedule.
Böyleyken iş programı yapmak zor oluyor.
He knew their work schedules, jogging routes.
İş programlarını, koşu ve yol güzergahlarını biliyor.
Work schedules can change.
Çalışma programlarını değiştirebilirsiniz.
Today, within the bounds of Warsaw University, incidents occurred which disrupted the institution's working schedule and public order.
Bugün, Varşova Üniversitesi sınırları içinde kurumun çalışma programını ve kamu düzenini bozan olaylar baş gösterdi.
The advantages of coordination are so great that many people ignore whether DST is in effect by altering their work schedules to coordinate with television broadcasts or daylight.
Düzenlemenin avantajları öyle büyüktür ki, birçok insan çalışma programını televizyon yayınları ve günışığına göre ayarlayıp değiştirerek, YSUnun kullanılmakta olup olmadığını göz ardı eder.
My work schedule is jam-packed lately.
Son zamanlarda iş takvimim çok dolu.
They're restructuring our work schedule.
İş planımızı yeniden yapılandırıyorlar.
My work schedule's been really hectic.
İş programım gerçekten yoğun.
My work schedule has been really hectic.
İş programım gerçekten yoğun.
Let me just check my work schedule.
İş programımı bir kontrol edeyim.
Sam, according to the work schedule.
Sam, çalışma saatlerine göre.
They asked me for his work schedule.
Bana çalışma saatlerini sordular.
Results: 467, Time: 0.0573

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish