YOU WILL CREATE in Turkish translation

[juː wil kriː'eit]
[juː wil kriː'eit]
yaratacaksın
work
to be useful
oluşturursunuz
yaratacaksınız
work
to be useful
yaratırsın
work
to be useful

Examples of using You will create in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Secret excitement… And there's this mix of anxiety and… and terror… you will create this life. inevitably… because you know that one day.
Gizli heyecan… ve terör… çünkü bir gün biliyorsun… Ve endişe karışımı var… kaçınılmaz… bu yaşamı yaratacaksın.
Secret excitement… And there's this mix of anxiety and… and terror… you will create this life. inevitably… because you know that one day.
Çünkü bir gün… Endişe ve gizli heyecanın kaçınılmaz olarak, Ve dehşet… bir karışımı… bu hayatı yaratacaksın.
terror… secret excitement… you will create this life.
dehşet… bir karışımı… bu hayatı yaratacaksın.
All right.- If you use the astrolabe… you will create an evil of your own making.
Tamam. Usturlabı kullanırsan… kendi ellerinle bir kötülük yaratacaksın.
And if it is, you will create new jobs and provide a service for the economy
Öyle olursa yeni işler yaratıp ekonomiye katkıda bulunursunuz.
You will create an object so dense that not even light, traveling at 186,000 miles per second, can escape its extraordinary gravitational pull.
Öyle bir nesne oluşturuyoruz ki saniye de 186.000 mil ışığın bile kaçamadığı olağanüstü bir yer çekimi elde ederiz.
So this old medicine man walks up to us… and says,"Ifyou look into the eyes ofyour soul mate… you will be able to see all the generations you will create.
Bu yaşlı şaman bize doğru geldi ve dedi ki'' Eğer ruh eşinizin gözlerinin içine bakarsanız yaratacağınız tüm kuşakları görebilirmişsin.
If you contain the fusion reaction using your superconducting magnetic coils, you will create a dimensional inversion that will alter the local laws of physics in unexpected and randomized ways.
Füzyon reaksiyonunu, süper iletken manyetik bobinlerinizle maydana getirirseniz beklenmedik ve fizik kurallarını değiştirecek bir boyutsal bükülme yaratırsınız.
You will create the perfect moment for him to give you a ring. Once you have put the idea in his head.
Kafasına bu düşünceyi soktuğunuz anda, size yüzük takması için mükemmel zamanlamayı yaratmış olacaksınız.
You will create total chaos.
Bu tam bir kaos yaratır.
You will create total chaos.
Mutlak kaos ortamı oluşur.
And all of you will create it.
Ve herşeyi siz halledeceksiniz.
I can imagine what you will create.
Nasıl bir insanlık yaratacağını tahmin edebiliyorum.
And all of you will create it.
Ve bunu hepiniz ortaya çıkaracaksınız.
Go! And all of you will create it!
Ve herşeyi siz halledeceksiniz.- Haydi!
In two months, you will create your company.
Ay sonra kendi şirketini kuracaksın.
In two months, you will create your company.
İki ay içinde, kendi şirketini kuracaksın.
You will create an evil of your own making.
Kendi ellerinle bir kötülük yaratacaksın.
In two months, you will create your company.
İki ay sonra, Kendi özel şirketini kuracaksın.
We already know exactly what kind of world you will create.
Senin ne tür bir dünya yaratacağını ikimiz de gayet iyi biliyoruz.
Results: 4400, Time: 0.0481

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish