YOUR JUDGMENT in Turkish translation

kararlarını
decide
decision
the verdict
determine
make
judgment
choice
resolution
agreed
judge
muhakemeni
judgment
reasoning
judgement
judge
hüküm verme gücün
kararınızı
decide
decision
the verdict
determine
make
judgment
choice
resolution
agreed
judge
kararlarına
decide
decision
the verdict
determine
make
judgment
choice
resolution
agreed
judge
kararına
decide
decision
the verdict
determine
make
judgment
choice
resolution
agreed
judge
muhakemen
judgment
reasoning
judgement
judge
hüküm veriyorsunuz
judge ye
your judgment
görüşünüze
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
düşüncen
thought
the thought
idea
notion
contemplation
mindset
sentiment

Examples of using Your judgment in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This drug is warping your judgment.
Bu ilaç muhakemeni çarpıtıyor.
Now I'm supposed to trust your judgment?
Şimdi kararlarına güvenmem mi gerekiyor?
You trust your judgment. Do you trust Morgan's judgment?.
Kararına güvendin. Morganın kararına güveniyor musun?
Frankly, I question your judgment by calling us here for this.
Bizi bunun için buraya çağırma kararınızı sorguluyorum açıkçası.
It's impairing your judgment.
aynısı vardı, kararlarını etkiliyor.
Do not allow human emotions to cloud your judgment.
İnsani duyguların, kararlarına gölge düşürmesine izin verme.
I think your judgment is warped by your desire to see Yaponchik dead.
Bence muhakemen, Yaponchiki ölü görme arzun yüzünden çarpıtılmış.
Wasn't to be trusted, you told kendall your judgment.
Kendalla kararına güvenilmeyeceğini söyledin sonra da şüphelenmesi için beni destekledin.
By calling us here for this. Frankly, I question your judgment.
Bizi bunun için buraya çağırma kararınızı sorguluyorum açıkçası.
The flash is affecting your judgment. Beka. Beka!
Beka. Beka! Flaş kararlarını etkiliyor!
Where is your judgment?
Muhakemen nerede?
I trust your judgment.
Senin kararlarına güveniyorum.
You told kendall your judgment wasn't to be trusted.
Kendalla kararına güvenilmeyeceğini söyledin sonra da şüphelenmesi için beni destekledin.
I love him. We're waiting for your judgment.
BEN… onu sev. Kararınızı bekliyoruz.
Beka. Beka! The flash is affecting your judgment.
Beka. Beka! Flaş kararlarını etkiliyor.
I need to know. But if it's starting to cloud your judgment.
Ama kararlarına gölge düşürmeye başlıyorsa… bilmem gerekiyor.
Just like your judgment.
Tıpkı muhakemen gibi.
You have got to trust your judgment, Ziva.
Kararına güvenmek zorundaydın Ziva.
We're waiting for your judgment I love him.
BEN… onu sev. Kararınızı bekliyoruz.
Please. Do not let one glimpse of foresight cloud your judgment.
Lütfen, bir görüntünün kararlarını bulandırmasına izin verme.
Results: 154, Time: 0.049

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish