Examples of using Akar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kayaların arasından tertemiz ve berrak suyu köpürerek akar.
Khusrau, aşk nehri, akar tuhaf yönlere.
Akar suyumuz var! Evet.
Km uzunluğundaki nehir batıya doğru akar ve Karadenize dökülür.
Çorbanın üstünü örterdi. Kızarmış sebzelerin aroması yumuşacık eriştenin üstüne akar.
yeşille örtülü Avon akar.
Bütün nehirler denize akar, eğer deniz dolmadıysa.
Tamam, tamam. Sesi sanki akar.
Konukseverlik bizim kanımızda akar.
Sıcak, soğuk akar su.
Ne yaparsanız yapın nehir hep aynı yönde akar.
Bu ustalık kullanılabilir sonuna kadar. Ama sadece zihniyse doğayla akar.
Durgun sular derin akar, değil mi?
Tamam, tamam. Sesi sanki akar.
Beştaş, Beştaş, kan kırmızı akar.
su akar.
Sen ne yaparsan yap nehir hep aynı yönde akar.
Zirveyi ölçmek imkansız, onun kanı dere gibi akar.
Arizonanın içinden hangi nehirler akar?
Kanı da su gibi soğuk akar.