AKAR in English translation

flow
akışı
akış
akar
akıntı
bir akış
akan
akım
akımını
dolaşımını
akisini
run
kaç
kaçmak
koşar
idare
aday
kos
kaçar
koş
koşun
kaçın
flows
akışı
akış
akar
akıntı
bir akış
akan
akım
akımını
dolaşımını
akisini
runs
kaç
kaçmak
koşar
idare
aday
kos
kaçar
koş
koşun
kaçın
streams
dere
akışı
akıntı
akarsu
akış
akımı
nehri
akımının
yayın
bir ırmak
flowing
akışı
akış
akar
akıntı
bir akış
akan
akım
akımını
dolaşımını
akisini
running
kaç
kaçmak
koşar
idare
aday
kos
kaçar
koş
koşun
kaçın
flowed
akışı
akış
akar
akıntı
bir akış
akan
akım
akımını
dolaşımını
akisini
stream
dere
akışı
akıntı
akarsu
akış
akımı
nehri
akımının
yayın
bir ırmak
would bleed
kanımı
kanamaya
akar

Examples of using Akar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kayaların arasından tertemiz ve berrak suyu köpürerek akar.
A stream of clear clean fresh water bubbles up right out of the rocks there.
Khusrau, aşk nehri, akar tuhaf yönlere.
Khusrau, the river of love, runs in strange directions.
Akar suyumuz var! Evet.
We have got running water! Yes.
Km uzunluğundaki nehir batıya doğru akar ve Karadenize dökülür.
It travels for 48 km and flowing in west direction.
Çorbanın üstünü örterdi. Kızarmış sebzelerin aroması yumuşacık eriştenin üstüne akar.
Blanketing the soup. Fried vegetables exuded flavor and flowed onto the soft noodles.
yeşille örtülü Avon akar.
green-banked, the Avon flows.
Bütün nehirler denize akar, eğer deniz dolmadıysa.
If the sea is not full. All rivers run into the sea.
Tamam, tamam. Sesi sanki akar.
Okay. Okay! It sounds like a stream of.
Konukseverlik bizim kanımızda akar.
Hospitality runs in our blood.
Sıcak, soğuk akar su.
Hot, cold running water.
Ne yaparsanız yapın nehir hep aynı yönde akar.
No matter what you do, the river just keeps flowing in the same direction.
Bu ustalık kullanılabilir sonuna kadar. Ama sadece zihniyse doğayla akar.
But only if the mind flows with nature may that mastery be fully exercised.
Durgun sular derin akar, değil mi?
Still waters run deepest, don't they?
Tamam, tamam. Sesi sanki akar.
Okay! It sounds like a stream of… Okay.
Beştaş, Beştaş, kan kırmızı akar.
Knucklebones, Knucklebones, blood runs red.
su akar.
right away, running water.
Sen ne yaparsan yap nehir hep aynı yönde akar.
No matter what you do the river just… keeps flowing in the same direction.
Zirveyi ölçmek imkansız, onun kanı dere gibi akar.
Scaling peak impossible, his blood flows like a rivulet.
Arizonanın içinden hangi nehirler akar?
What rivers run through Arizona?
Kanı da su gibi soğuk akar.
His blood runs cold as water and has no need of fire.
Results: 479, Time: 0.041

Top dictionary queries

Turkish - English