Examples of using Aksine in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tam aksine.
Bazı başka insanların aksine.
Ama kız kardeşimin aksine, ben Bishop ismine önem veriyorum.
Hayır, aksine.
Kullandığın pek çok aletin aksine bu pille çalışmıyor.
Normalde çalıştığım insanların aksine sizler işinizi bitiriyorsunuz.
Amcası vefat etti ve ona büyük bir miras bıraktı. Tam aksine.
Daha az korkuyorum. Hatta aksine.
Bak, buradaki çoğu kişinin aksine resim çizmeye bayılıyorum.
Ayaküstü konuşmanın aksine.
Tam da çalışma şeklinin aksine.
Tam da çalışma şeklinin aksine.
Duyduklarınızın aksine, Erin benim sayemde vardı.
Tam aksine, demirci.
Aksine, eğer canlı olduğumuzu düşünüyorsan,
Bilirsin, aksine, bence orada daha fazla insan olacak.
Namibteki kuzenlerinin aksine suda eğlenen Afrika antilobu.
Günün geri kalanının aksine sabahları iyi gözükmüyor, rengi soluk?
Esasında bir kara deliğinin aksine, maddenin fışkırdığı bir tekillik noktasıdır.
Aksine, beni bu harika yolculuğa çıkardığın için sana teşekkürlerimi sunmak istiyorum.