AKSINE in English translation

unlike
aksine
gibi
farklı
benzemiyor
on the contrary
aksine
tam tersine
tam aksine
tam tersi
bilakis
tam aksi
but
ama
fakat
ancak
rather
oldukça
yerine
daha
ziyade
biraz
çok
daha doğrusu
aksine
doğrusu
iyi
instead
yerine
aksine
otherwise
yoksa
aksi takdirde
başka türlü
diğer türlü
aksine
aksini
tersini
dışında
in contrast
aksine
buna karşılık
tersine
zıttır
kontrast
ise
buna mukabil
actually
aslında
gerçekten
açıkçası
doğrusu
cidden
sahiden
aslına bakarsan
nay
hayır
doğrusu
bilakis
hatta
aksine
conversely
aksine
tersine
tam tersine
diğer taraftan
diğer yandan
buna karşın
ise

Examples of using Aksine in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tam aksine.
Exactly the opposite.
Bazı başka insanların aksine.
Unlike certain other people.
Ama kız kardeşimin aksine, ben Bishop ismine önem veriyorum.
I actually care about the Bishop name. But, unlike my sister.
Hayır, aksine.
No, the opposite.
Kullandığın pek çok aletin aksine bu pille çalışmıyor.
Unlike many of your other devices that one doesn't need batteries.
Normalde çalıştığım insanların aksine sizler işinizi bitiriyorsunuz.
Unlike the people I usually work with, you guys actually get things done.
Amcası vefat etti ve ona büyük bir miras bıraktı. Tam aksine.
Quite the opposite. An Uncle of hers passed and left her quite a sizeable bequest.
Daha az korkuyorum. Hatta aksine.
In fact… just the opposite. I'm less afraid.
Bak, buradaki çoğu kişinin aksine resim çizmeye bayılıyorum.
I actually love to draw. Look… unlike most people here.
Ayaküstü konuşmanın aksine.
The opposite of small talk.
Tam da çalışma şeklinin aksine.
Of how it works.- Exactly the opposite.
Tam da çalışma şeklinin aksine.
Exactly the opposite of how it works.
Duyduklarınızın aksine, Erin benim sayemde vardı.
Despite what you may have heard, I carried Erin.
Tam aksine, demirci.
Quite the contrary, blacksmith.
Aksine, eğer canlı olduğumuzu düşünüyorsan,
Contrariwise, if you think we're alive,
Bilirsin, aksine, bence orada daha fazla insan olacak.
You know, if anything, I think more folks will be there.
Namibteki kuzenlerinin aksine suda eğlenen Afrika antilobu.
Oryx, who, unlike their cousins in the Namib, revel in the abundant water.
Günün geri kalanının aksine sabahları iyi gözükmüyor, rengi soluk?
She ain't looked well mornings opposed to the rest of the day? Pale?
Esasında bir kara deliğinin aksine, maddenin fışkırdığı bir tekillik noktasıdır.
It's essentially a black hole in reverse… a point of singularity where matter is ejected.
Aksine, beni bu harika yolculuğa çıkardığın için sana teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
If anything, I wanna thank you for this incredible journey you have sent me on.
Results: 4238, Time: 0.0664

Top dictionary queries

Turkish - English