Examples of using Alanlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
Bütün alanlar bu kadar ıssız mı?
Alanlar ve yükler değişimden sonra da aynı Maxwell denklemlerine uyar.
Bütün alanlar mavi.
İksiri alanlar Tanrıların sihirli gücüne sahip olacak.
Japonyada büyük alanlar bulmak nadirdir.
Söylersin, nerede alanlar yasak Genelkurmay için vardır?
Umarım evi alanlar içersindeki eşyaları da beraber alırlar.
Rehine alanlar Muhafızlar için çalışamaz.
Bütün alanlar kaydediliyor ve 7/24 açık sunucuda depolanıyor.
Alanlar yoğun karla kaplıydı.
Bu açık yeşil alanlar, dev çaptaki orman kıyımını gösteriyor.
İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
Muhteşem alanlar!
YıIdız döndükçe… alanlar çarpışır ve yüzeyden uzaya fırlatıIırlar.
Oluşturdukları bu alanlar muazzam büyüklüktedir.
Yalnızca çok ileri gitmeyi göze alanlar… ne kadar ileri gidebileceklerini görebilirler.
Otlanan fillerin açtığı bu alanlar köpeklerin avladıkları hayvanları kendine çekiyor.
Geri kalan alanlar başka şeyler için kullanılabilir.