ALANLAR in English translation

fields
saha
arazi
bölge
sahra
alanı
alanını
tarlası
tarla
kalkanı
areas
bölge
alanı
alanına
bölümüne
civarında
yeri
çevreyi
spaces
uzay
boşluk
mekân
mesafe
alanı
yer
yeri
alanını
sites
sitesi
bölgesi
alanı
alanına
yeri
sahası
yer
tesisi
mekanı
mahalli
alans
alanlar
recipients
alıcı
alıcının
alan
sahibi
kişi
ödüller
alanlardan
zones
bölge
alanı
alanına
dilimini
kuşağı
domains
alan
alanım
bölgesi
tanım kümesi
field
saha
arazi
bölge
sahra
alanı
alanını
tarlası
tarla
kalkanı
space
uzay
boşluk
mekân
mesafe
alanı
yer
yeri
alanını
area
bölge
alanı
alanına
bölümüne
civarında
yeri
çevreyi

Examples of using Alanlar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
Indeed in this are signs for people who perceive.
Bütün alanlar bu kadar ıssız mı?
Have all the dumpsites been this isolated?
Alanlar ve yükler değişimden sonra da aynı Maxwell denklemlerine uyar.
The fields and charges after this transformation still obey the same Maxwell's equations.
Bütün alanlar mavi.
All scopes blue.
İksiri alanlar Tanrıların sihirli gücüne sahip olacak.
Deities will have their magical power multiplied after taking the elixir.
Japonyada büyük alanlar bulmak nadirdir.
It's rare to find big yards in Japan.
Söylersin, nerede alanlar yasak Genelkurmay için vardır?
Do tell, where are the areas off-limits to general staff?
Umarım evi alanlar içersindeki eşyaları da beraber alırlar.
I hope the buyers will buy the house with everything left inside of it.
Rehine alanlar Muhafızlar için çalışamaz.
Hostage takers don't work for The Guard.
Bütün alanlar kaydediliyor ve 7/24 açık sunucuda depolanıyor.
ALL THE ZONES ARE FILMED AND STORED ON THIS SERVER 24/7.
Alanlar yoğun karla kaplıydı.
The fields were covered by heavy snow.
Bu açık yeşil alanlar, dev çaptaki orman kıyımını gösteriyor.
And here the light green are areas of massive deforestation.
İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
There are great Signs in this for those endowed with intelligence.
İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
There are indeed signs in that for the percipient.
Muhteşem alanlar!
Magnificent grounds!
YıIdız döndükçe… alanlar çarpışır ve yüzeyden uzaya fırlatıIırlar.
The fields clash and burst through the surface. As the star rotates.
Oluşturdukları bu alanlar muazzam büyüklüktedir.
The fields which form inside them are enormous.
Yalnızca çok ileri gitmeyi göze alanlar… ne kadar ileri gidebileceklerini görebilirler.
Only those who risk going too far can possibly find out how far one can go.
Otlanan fillerin açtığı bu alanlar köpeklerin avladıkları hayvanları kendine çekiyor.
And that attracts the animals on which the dogs prey. Browsing elephants open up a forest.
Geri kalan alanlar başka şeyler için kullanılabilir.
The rest of the land can be used for something else.
Results: 594, Time: 0.0422

Top dictionary queries

Turkish - English