Examples of using Alay in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü alay konusu olmak istersem çocuklarımla konuşurum, çok sağol.
Alay ediyorsun ama gerçek. Suda.
Yine benle alay ediyorsunuz!
Sence okuldaki çocuklar benimle alay edecekler mi?
Benimle alay ediyorsun.
Nasıldır o alay için?
Sadece'' alay'' dedin?
Bu yüzden, alay edilmekten kurtulmak için tek başıma gittim.
Suda. Alay ediyorsun ama gerçek.
Belki bu alay yığınının içinde bir doğruluk payı vardır.
Seninle alay ediyorlar Aethelred.
Tam da bu yüzden bizimle alay edecek.
Alay ve komiklik aynı gibi durabilir ama onlar tam eş anlamlı değildir.
Alay ediyorsun.
Bizimle alay ediyorlar Wallace.
Almanlar alay edecek seninle.
Alay algılandı. Harika.
Yaptığımız her şeyle alay edecek. Görürsün.
Bizimle alay ediyorsun.
Bu suçlama alay ve iftira çılgınlığı içerisinde hepimiz bir yumak haline geldik.