BECERISI in English translation

skills
yetenek
beceri
hüneri
ustalığı
ability
yetenek
kabiliyeti
becerisi
yetisi
gücü
özelliği
olanağı
dexterity
yetenek
becerisi
maharet
ingenuity
yaratıcılığı
hünerinin
zekası
mahareti
ustalığı
marifetini
becerisi
dehanız
versatility
çok yönlülük
becerisi
proficiency
beceri
yeterlilik
yetenekte
skill
yetenek
beceri
hüneri
ustalığı
a knack
yeteneği
becerin
hünere
konusunda bir hüneri
konusunda becerikli
konusunda özel bir yeteneğe
feat
başarısı
gösteriye
becerisi
kahramanlık
marifetlerinden
feat diye
finesse
incelik
beceri
ustalık
kurnazlık
ustaca

Examples of using Becerisi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Polis ressamlarının becerisi… yaşayan birini ölü gibi göstermekten ibaret ne yazık ki!
The skill of the police artist is to make the living appear dead!
Ama simya becerisi, oldukça zayıftı.
But his alchemy, well, it was wretched.
Sendeki soytarılık becerisi bende yok.
I don't have your talent for clowning.
Ancak genç Bay Wallaceın becerisi sağolsun o problem sonunda çözüldü.
However, thanks to some ingenuity from young Mr. Wallace here, that problem has finally been solved.
Para kazanma becerisi burada kimseyi etkilemiyor.
The ability to make money doesn't impress anybody around here.
Acı verme becerisi, kesinlikle. Vahşet, evet.
Brutality, yes. An ability to inflict pain, absolutely.
Acı verme becerisi, kesinlikle. Vahşet, evet.
An ability to inflict pain, absolutely. Brutality, yes.
Acı verme becerisi, kesinlikle.
An ability… to inflict pain, absolutely.
Sevgili dostum, müzik becerisi pek de bir masumiyet kanıtı olamaz.
My dear fellow, musical talent is hardly evidence of innocence.
Sevgili dostum, müzik becerisi pek de bir masumiyet kanıtı olamaz.
Is hardly evidence of innocence. My dear fellow, musical talent.
Birinci asistanın becerisi, kazananı belirleyecek.
The skill of the first assistant might decide the winner.
Saldırgan, becerisi olduğunu düşünüyor.
So the unsub thinks he has the talent.
Savunma ve saldırma becerisi bir. Orijinallik sıfır.
Offensive and defensive capability, both one. Originality, zero.
Kızınızın becerisi harika.
Your daughter is playing really fantastic.
Konuşma becerisi hala çok zayıftı, sosyal becerileri ise daha da zayıf.
His speech was still very limited, and his social skills were even more limited.
Hız değiştirme becerisi var.- Veremem.
It has the ability to change speed.- I cannot.
Yazı yazma becerisi sadece cazibesi ile uyuşuyor.
His skill in writing is matched only by his charm.
O örgütte idari becerisi olan kimse yok.
There's no managerial talent in that organization.
Kılıç becerisi vasat, kılıçtan ötürü.
Sword skill's mediocre, it's the sword.
Çoğu adayda temel tümdengelim becerisi eksik yani?
So, most candidates lack basic deduction capabilities?
Results: 300, Time: 0.0403

Top dictionary queries

Turkish - English