Examples of using Bela in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Risk alıyor, bela olmuyor.
Eski şarkıları hâlâ hatırlıyor musun Bela?
İlk taşındığım zaman buraya'' Bela'' diyorduk.
Smithers, bu bela beni korkutmuyor.
Vicdan azabını dindir, Bela.
Merhaba Rocio. Ne bela!
Geri gelip ona bela olabilecek türden.
Güç kaynaklarını izleyeceğiz sonra da bela bu şehrin üstüne çökecek.
Merhaba Rocio. Ne bela!
Bu şeyler başa bela.
Bana, bunun bir tür İncilvari bela olduğunu söylemene inanamıyorum.
Jandarma bizi aramaya devam ediyor. Bela olmaya başladı. Birşeyler yapın.
Acil durumlarda, her şeyi yaparlar ve bu bela acil bir durum.
Öyleyse bela arıyorsunuz, ha?
Lütfen bana daha fazla bela getirme. Sorun ne?
Ne tür bela?
Bana her daim bela getirirsin.
Bakın millet, bela falan aramıyorum.
Lütfen bana daha fazla bela getirme.
Ben de bela içindeki kalplerinizden şeytanı temizlemek için buradayım.