Examples of using Beyni in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Demin de belirttiğim gibi, İnsan beyni bu kadar basit değildir.
Evet, kendi beyni var!
Belki… Ama biliyoruz ki imparatorluğun beyni sensin.
Beyni, ruhu, her neyse.
Beyni sarsılıyor, parmakları kenetlenmiş, vücudu nasıl da kıvranıyor!
Çünkü ben bu operasyonun beyni sizse kaslarısınız, tamam mı?
Beyni öylesine doymak bilmez
Operasyonun beyni bu herhalde.
Görünüşe göre karşımızda beyni olan bir güvenlik görevlisi var.
Bu grubumuzun beyni, Suki Sato.
Beyni gerçekte ne olduğunu bulmaya çalışıyordu. Kaza tarihine ihtiyacımız var.
Roger, takımın beyni ve ben de iş adamı olacaktım.
Franz Kafka burada olsaydı beyni patlardı'' düşüncesi mi?
Beyni olan sadece o değil.
Onun beyni ölüyor.
Beyni kaldırıma dağıldı ama iyi durumda.
Oksijen yetersizliğinin, beyni nasıl etkileyeceğini görmek istedim.
Onun beyni benimkinden daha değerli.
Beyni kanıyor.
Beyni, beyni her yana dağıldı, diye bağırdı küçük kız.