BEYNI in English translation

brain
beyninde
beyni
beyin
mind
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka
mastermind
elebaşı
dehası
beyni
beyin
dahi
i̇şi planlayan
arkasında bir fikir babası
head
kafa
kafadan
doğru
başını
başkanı
kellesini
şefi
aklına
lideri
müdürü
brains
beyninde
beyni
beyin
minds
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka
masterminded
elebaşı
dehası
beyni
beyin
dahi
i̇şi planlayan
arkasında bir fikir babası

Examples of using Beyni in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Demin de belirttiğim gibi, İnsan beyni bu kadar basit değildir.
As I have already said, people's minds are not as simple as that.
Evet, kendi beyni var!
Yeah. of its own. It's got a mind.
Belki… Ama biliyoruz ki imparatorluğun beyni sensin.
Perhaps… But it is well known, you are the mind that runs the empire.
Beyni, ruhu, her neyse.
His brain, his soul, whatever it is.
Beyni sarsılıyor, parmakları kenetlenmiş, vücudu nasıl da kıvranıyor!
His head it shakes His fingers clutch Watch his body writhe!
Çünkü ben bu operasyonun beyni sizse kaslarısınız, tamam mı?
Cause I'm the brains of the operation, and you are the brawn, okay?
Beyni öylesine doymak bilmez
His mind was so insatiable
Operasyonun beyni bu herhalde.
This is the brains of the operation.
Görünüşe göre karşımızda beyni olan bir güvenlik görevlisi var.
It looks like we got the one rent-a-cop with a brain here.
Bu grubumuzun beyni, Suki Sato.
That's the brains of our group, Suki Sato.
Beyni gerçekte ne olduğunu bulmaya çalışıyordu. Kaza tarihine ihtiyacımız var.
His mind was trying to find out the truth about what had happened.
Roger, takımın beyni ve ben de iş adamı olacaktım.
Roger was the brains, and I was the business guy.
Franz Kafka burada olsaydı beyni patlardı'' düşüncesi mi?
That if Franz Kafka was here,- his head would explode?- Actually,?
Beyni olan sadece o değil.
He's not the only one with brains.
Onun beyni ölüyor.
His brain's dying.
Beyni kaldırıma dağıldı ama iyi durumda.
His brains all over the sidewalk but he's okay.
Oksijen yetersizliğinin, beyni nasıl etkileyeceğini görmek istedim.
I wanted to see how oxygen deprivation affects your brain.
Onun beyni benimkinden daha değerli.
Her brain's worth a lot more than mine.
Beyni kanıyor.
Brain's bleeding.
Beyni, beyni her yana dağıldı, diye bağırdı küçük kız.
His brains, his brains-- they're everywhere!' the little girl yelled.
Results: 3800, Time: 0.0388

Top dictionary queries

Turkish - English