BILAKIS in English translation

on the contrary
aksine
tam tersine
tam aksine
tam tersi
bilakis
tam aksi
but
ama
fakat
ancak
rather
oldukça
yerine
daha
ziyade
biraz
çok
daha doğrusu
aksine
doğrusu
iyi
nay
hayır
doğrusu
bilakis
hatta
aksine
in fact
aslında
hatta
aslına bakarsan
doğrusu
gerçekte
aslinda
gerçek şu
aksine
nitekim
esasen
if anything
eğer bir şey
eğer birşey
birşey olursa
bilakis
herhangi bir şey olursa
bir şey daha çıkarsa hayatın boyunca cezalı olursun
eğer herhangi
olursa haber
eger birsey
eğer bir şeysem
indeed
gerçekten
şüphesiz
doğrusu
şüphe yok
çünkü
elbette
kesinlikle
aslında
muhakkak
hakikaten
contrariwise
tam tersine
aksine
bilakis

Examples of using Bilakis in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bilakis, merkez savunma oyuncusu olacağım.
If anything, I will be a defender.
Bilakis, daha büyük bir termometreyi hak ettin. Özür dilemiyorum.
I'm not apologizing. If anything, you deserved a bigger thermometer.
Bilakis, uzun süreli izleyiciler için bir hediyeydi.
If anything, it's a gift to our long-time viewers.
Bilakis, bizim ilişkimiz 79daki özerklik statüsüne benziyor.
If anything, our relationship is like the Statute of Autonomy in 79.
Bilakis, bu soygun bana hayatın çok kısa olduğunu hatırlattı.
That life is short. If anything, this bank robbery is reminding me.
Bilakis, bu beni daha kararlı yapıyor.
If anything, this makes me more determined.
Bilakis, beni engelliyorlar.
No, they're stopping me.
Bilakis, derler, siz inanan kimseler değildiniz.
They will say,“You yourselves were not believers.
Bilakis, oðlum olduðun için gurur duyuyorum.
Instead, I'm proud to have you as my son.
Elçiler dediler ki:'' Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik.
They said,"No, but we bring you news about what they disputed.
İsterseniz, bilakis kendim Genel Posta Ofisini arayıp istek yaparım.
I will call the GPO myself and make the request, if you like.
Bilakis, hayli depresif.
But instead, she's really depressed.
Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.
The fact is they understand but little.
Bilakis biz çok iyi anlaşıyoruz.
Doch, we get along well.
Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.
Nay, but they understand not except a little.
Bilakis… 45 yıl bu berbat prelüdler üstüne çalıştım.
On the contrary. For 45 years I have worked at these terrible preludes.
Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz.
Aye! ye are a people extravagant.
Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.
Aye! little it is they are wont to understand.
Bilakis, Allahın elleri açıktır,
No! His Hands are outspread;
Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti.
Thereafter We raised up many a generation and a long time passed.
Results: 421, Time: 0.0767

Top dictionary queries

Turkish - English