BILDIK in English translation

familiar
tanıdık
aşina
bildik
bilindik
alışık
samimi
alışkın
biliyorsun
tanıdığımız
yabancı gelmiyor
usual
normal
olağan
her zaman
sıradan
bilindik
old
eski
ihtiyar
büyük
yaşlı
same
aynı
ayni
tıpkı
ayn
regular
normal
düzenli
sıradan
olağan
sürekli
muntazam
muvazzaf
devamlı
müdavimlerinden
daimi
knew
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım

Examples of using Bildik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bildik şu eski ve acıklı hikâyedir. En iyi tahminim.
Best guess. Uh, same sad old story.
İlgisi arttıkça, kendine bildik soruları sormaya başlamış.
As she became interested, she asked herself the usual questions.
Garson, bir ev salatası,- Anlamıyor musun? ama bildik sos konmasın.
Waiter, a house salad, but not the regular dressing.
Alkol. Bildik ilaçlar.
Alcohol. The usual pharmacology.
En iyi tahminim. Şey, bildik şu eski ve acıklı hikâyedir.
Best guess. Uh, same sad old story.
Pekala, sabahleyin her bildik soyguncuyu içeri almanızı istiyorum.
All right, I want you to pick up every known burglar in the morning.
Bize beş tanesinin bildik maddelerden yapıldığını söyledi.
He told us that five were made of common substance.
Bildik hikaye.
Same old story.
Scully, bahsettiğim, bildik'' Şeytanın cenin toplaması'' olayı.
Scully, this is a classic case of demon fetal harvest.
Gözümde Atropin ilacı vardı, bildik jestler ve söz sanatlarını kullanıyordum.
I got atropine in my eyes, used typical gestures and rhetoric.
Bu hapishanedeki bildik kadeh sözlerinden biridir.
That's a common toast in prison.
Bildik burslu öğrenciydi.
Classic scholarship student.
Bildik bir şeyler.
Bildik, o demişti/ o demişti masalı.
Classic he said/he said.
Bildik bir şarkıyı söylemeye başladı birimiz ama sanki hep beraber söylüyorduk.
One of us began to sing a ditty, but we all wanted to sing.
Bildik sorunlar. Ne gibi?
Like what?-in general, problems?
Bildik saçmalıklar işte. Ama garip olan.
But the weird thing is, is… Typical shit.
Bildik anlamda bir örgüt değildir.
They are not an organisation in the sense we know.
Japonların o bildik numarası!
It's the same old Japanese trick!
Bildik anlamda bir örgüt değildir.
In the sense we know. They're not an organization.
Results: 127, Time: 0.0357

Bildik in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English