Examples of using Bir ödev in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biliyor musun, bayağı iyi bir ödev oldu?
Şu ev ödevi şeyinde bile… Pazartesileri bir ödev alır.
Yapmam gereken bir sürü ödev var.
Cadılığa olan ilgi artışı üstüne bir ödev yapıyorum da.
Bu çok önemli bir ödev.
Acı gerçek bunun üniversite seviyesinde'' A'' almayı hakkeden bir ödev olması.
Şu ev ödevi şeyinde bile… Pazartesileri bir ödev alır.
Bugüne bir ödev vardı ama derse gelmeyeceğim.
Ailene bunun bir ödev olduğunu söylersen, eminim itiraz etmezler.
Bu bir ödev için sadece.
Son birkaç gündür bir ödev üzerinde çalışıyordu,
Teslim etmem gereken bir ödev yoktu Sevgilimden ayrılmamıştım.
Genellikle, belki bir ödev ya da kitap değişir.
Bu bir ödev.
Bir ödev için yardım istedi.
Yapamayacakları bir ödev mi?
Başka yapacak bir ödev bulamadın mı?
Bir ödev hakkında konuşmaya gitmiştim.
Bir ödev yazdım.