Examples of using Bir boru in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir boru anahtarının iş sonu ile kafasına çarptı.
Burada bir boru var, galiba ona çarpmýþ olmalý!
Dün gece bir boru patlamış ve oturma odasını su basmış.
Dün gece bir boru patlamış ve oturma odasını su basmış.
Meğer bir boru dolusu pastırma yağına takılıp kalmış.
Ttemmuzda bir itfaiyeci öldü. Parisdeki 13. bölgede bir boru patladı.
Sesi ev boyunca taşıyan bir boru sistemi var.
Ne kadar büyük bir boru?
Midem yıkandı, ve dün gece boğazımda bir boru vardı.
Temizleyip ucu kameralı bir boru soktuk.
Tamam o zaman bu gözden geçirilmiş bir boru.
Ne kadar parlak bir boru.
Sesi ev boyunca taşıyan bir boru sistemi var.
Gizli oda mı? Bir boru.
Haziran 1989da, UKP devriye aracı bir boru bombasının üzerinden geçti.
Gizli oda mı? Bir boru.
Bak bu bir boru.
Geçen gece adam Maureenin kafasına bir boru sokmaya çalıştı.
O sırada, yaşlı kadın aniden eline metal bir boru alıp, adama doğrulttu,