Examples of using Ceza in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama babamın ceza almasını da istemiyorum.
Ve elbette lanetim ceza gününe kadar senin üzerindedir.'' buyurdu.
Bizi onlara götürdü. Ceza anlaşmasının bir parçası olarak.
Esmer Şeker ceza verse sıkıntı olmaz ama.
Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin?
Ve şüphe yok ki ceza gününedek benden lanet sana.
Evet. 61 yaşındayken okul çocuğu gibi ceza aldım.
Üzgünsün. Aptallık yaptın ve ceza aldın.
Bu harika. Sana ceza yazıyorum.
Ta ceza gününe kadar üzerine lanet edilecektir!
Ve ceza gününü yalanlardık.
Ceza almıştım ama Vazgeçti.
Son sene beraber ceza almanız için yeterli bir neden.
Budur ceza günü ziyafetleri.
Ta ceza gününe kadar lanetim üzerinedir!
Eğer babam öğrenirse, kesin ceza alırım.
Sen tıkınmakla meşgul olduğundan masum bir kadın ceza alır.
Bu harika. Sana ceza yazıyorum.
Ceza günü hatamı bağışlayacağını umduğum da Odur.
Ona ceza ver!